Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2012 Perşembe

Aradığımız Tamda Buydu! // Bjk :0 - Miy :1


Önce rakipten başlayalım.Kayseri mağlubiyeti sonrası Beşiktaş hakkında, takıma yakışmayan bir çok oyuıncu var demiş ama isim vermemiştim.Bugün isim vermek istedim.Tepkide alsak muhim değil.Bu takıma yakışmayan oyuncuların başında Q7 geliyor.Bir insan her ne nedenden ötürü meslektaşını direk sakatlamaya teşebbüs eder.Önce rakip alanda sağ taç çizgisine yakın bir yerde Erhan Güven'e niyetlendi.Yarım kaldı.Hakem faulü gördü ama kart çıkarmadı.Daha sonra ceza sahası civarında kaptırdığı topran sonra Danilo'ya çift daldı.Allah tarafından oyuncumuza bir şey olmadı.Peki ya olsaydı? Arkadaş bu ne kin bu ne nefret.Sen senede 3-4 milyon alıyorsun, kazandığın parayla her türlü zevkini gideriyorsun ve yapacak başka bir iş bulamayınca meslektaşını katletmeye çalışıyorsun.Ortada pozisyon yok.Topu kaptırmışsın daha ne amaçla meslektaşının ayağını kırmaya çabalıyorsun.Sevgili Ata'mızın dediği gibi, bize önce sporcunun ahlaklısı lazım!

Sadece Beşiktaş'ta değil diğer takımlarımızda da ahlaksız sporcular mevcut.Mesela Fenerbahçe'de Alex.Dün resmen iki kez arka arkaya direk olarak sakatlama amacıyla Samsunlu futbolculara daldı.Hem de göstere göstere aynı pozisyonda.Bir gün önce Galatasaray'da Elmander, bir gün sonra Alex, Q7, Baroni, Fernandes vs...Dikkat edin hem yıllık maliyeti yüksek ve el üstünde tutulan isimler.Taraftarın neredeyse taptığı isimler.Bir dönem İsmail Güldüren vardı.Bursaspor, Fenerbahçe, Ankaraspor, Konyaspor, Gençlerbirliği gibi takımlarda oynadı.Bilenler bir hayli fazladır aslında.Çünkü sahada yapmadık çirkeflik bırakmazdı.Maç sonunda spikerler sordukalarında 'Ben bir Sergen ya da Hagi değilim, ben sahada mücadelemle ayakta kalıyorum.' gibisinden saçma sapan ve itici bir yorum yapardı.Eminim ki İsmail Güldüren'i hatırlayanlar futbolundan çok yaptığı çirkefliklerle hatırlıyordur tıpkı benim gibi.

Neyse birazda maça dönelim.Dün gece İnönü'deki ilk galibiyetimizi aldık.7 maçlık mağlubiyet serisinden sonra aslında tamda aradığımız puandı.Bu 3 puan külçe külçe altından daha değerli şu anda bizim için.Geçen hafta Kadıköy'de ikinci yarı iyi oyunumuzla puanı hak etmiştik ama kısmet bu haftaya imiş.Maçtan önce rakip tam istediğimiz kıvamdaydı.Önemli eksiklikleri ve yorgun bir takım vardı karşımızda.Birde hafta sonu derbi oynayacakları için ister istemez mental olarak kafalar o maçtaydı.Tabi en önemli gücü olan taraftarından da yoksundu.Gerçi bayan taraftarlarda çok organizelerdi ama dolu bir stadın atmosferi farklı olurdu.Nurullah Hoca'da bir çok eksiklikten ötürü maça 4-6-0 taktiğiyle çıktı.Zaman zaman Erdal, zaman zamanda Moritz santrafor görevini üstlendi.Erdal, sakatlanana kadar gayet başarılı idi.Moritz ise 62. dakikada oyundan alındı.Çıkarken homurdanması gözümden kaçmadı.Bu homurdanma ilk değil.Kendine çeki düzen vermesi gerekli.

Çok zevkli bir maç olmadı ama mücadele gücü yüksekti.Joseph her zamanki gibi harikaydı.Lig biter bitmez Beşiktaş'ın transfer teklifi yapacağı ilk stoper olacağını düşünüyorum!Keçeli'de her hafta daha yukarı çıkan bir performans sergiliyor.Erhan Güven, defansif olarak iyi ama hücumda bal yapmayan arı olmaya devam ediyor.Çağdaş'ta Joseph ile uyumunu devam ettiriyor.Yeni transfer Barış çokta sırıtmadı takımda.Zurita yine aynı Zurita idi.Üzerine düşeni yapmaya çalıştı.Danilo ise çok hareketli bileklerine hakim ve ayağına top yakışan bir oyuncu ama hala Ben Yahia'yı arıyor gözlerim.Birde bu maçta sağ kanatta oynayan Liberyalı bir oyuncu vardı.Goldeki pası iyiydi ama bu O'na olan kırgınlığımı geçirmedi henüz.Bakalım Sivas maçında nasıl bir tepkiyle karşılaşacak.

30 Ocak 2012 Pazartesi

Aynı Nakarat // Kayserispor : 1 Beşiktaş : 0

Beşiktaşlı dostlarımız kızmasın ama, bu takıma yakışmayacak oyuncu sayısı kadrolarında bir hayli fazla.İsim vermek bize düşmez keza az ucundan Beşiktaş'ı takip edenler kimler olduğunu tahmin ediyordur.Maça dönecek olursak, henüz maçın başında gelen gol çok önemliydi.Zira Q7, ve Simao aynı anda sahadaydı.Bu ikili rakibe tehlike yaratmaktan çok birazda cesaret veriyor gibi.Nedeni ise bana göre Simao takıma katıldığı günden itibaren Fenerbahçe maçında attığı füze dışında hiç bir şey vermedi.Kaliteli, oyun zekası olan, tecrübesi ve takım oyununa yatkın bir isim ama Q7 ile aynı anda sahada olunca işler tersine dönüyor.Ortaya çıkan şudur ki Q7 ve Simao aynı anda sahada olmamalılar.Bunu ikisinin aynı anda sahada olmadığı bir Beşiktaş maçında daha iyi analiz ederiz.

Kayserispor ise çok beklenti olan ama beklentiye cevap veremeyen bir takım hüviyetinde.Gerçekten çok başarılı projeleri var ve hocalarının arkasında duruyorlar.Lakin futbolu ticarete dökmeleri ve her transfer döneminde nerdeyse transfer şampiyonu olmaları onları istikrarsızlaştırıyor.Başarı için iyi bir takım kurmalılar ve en az 3 sezon iskelet kadrolarını bozmamaları gerekli.Mimari açıdan güzel bir stadları var ama zemin çok kötü.Hemen her sezon aynı sıkıntı gündeme geliyor.Bunu acil olarak çözmeleri gerekli.Birde renkli renkli ve çok kalitesiz koltuklaru var.Eğet stada seyirci çekmek istiyorlarsa kaliteye biraz daha önem vermeleri gerekli.Ben Kadir Has Stadı'nda bir çok maç izledim.Keyifli bir stad ama bazı açılardan maç izlemek gerçekten çok zor.

Bizim emektar Tevfik Sırrı GÜr Stadı'nın kapasitesi 10.000 seyirci ortalaması ise yaklaşık 9800, Kadir Has Stadı kapasitesi 32.000 ama ortalama gelen seyirci sayısı 7000-7500 civarında.Stad genelde dört büyükler gelince doluyor.Maç atmosferi seyirci sayısı ne kadar çok olursa o kadar hoş olur.Bunu elbette Kayserili yetkililerde düşünüyor ama pek yol almışa benzemiyorlar.Kayserli değerli abimiz ''Farklı Görüş Blog'' yazarı Muzaffer Şahin, bu konuya farklı yaklaşanlardan.Ondan edindiğim bilgiye göre yönetimin farklı bir seyirci politikası izliyormuş.Her ne olursa olsun seyirciyi küstürmemek gerekli.Detayları yakın bir zamanda ortaya çıkacaktır.

Tekrar sayaha inecek olursak, Fernandes'in ilk gördüğü sarı kart yanlıştı ama ikinci sarısı dahada hatalıydı.Direk kırmızı olması gerekirdi.Bazı arkadaşlar Fernandes'in yaptığı hareketten önce faule maruz kaldığını söylüyorlar ama yaptığı hareket gerçekten çok sertti.Allah esirgesin rakibini ciddi olarak sakatlayabilirdi.Fernandes kalitesinde bir futbolcuya hiç yakışmadı.Spor fair play çerçevesinde olursa güzeldir.Sahaya savaşmaya değil, mücadele etmeye geldiğini unutmamalı.O kart biraz daha gecikmiş olsa Beşiktaş golü bulacak belkide maçı çevirecekti ama Fernandes'in sorumsuzluğu Beşiktaş'ı puan ya da puanlardan etti.Kayseri ise karttan sonra biraz daha cesur olsa maçı farklı bir skorlada kazanabilirdi ama bekleyip kontra atak yapmayı tercih ettiler.Kujovic'i uzun bir aradan sonra bizim maçta izlemiştim.Gökhan Ünal'dan daha etkili bir oyuncu olduğu kesin.Üzerinde durulursa çok iş yapar gibi.Beşiktaş'ta da Necip Uysal'ı çok beğendim.Her zaman ki gibi yürekli oynadı.Arma Sevdalısı bir oyuncu.

Maçtan sonra kaybeden taraf, her zaman ki gibi klasikleşen açıklamalarda bulundu.Genelde hakem hatasına dem vurdular.Elbette dün oynanan maçın kaderini hakem belirledi ama unutmamak gerekli ki son iki haftadır da Beşiktaş hakem hatalarıyla kazanıyordu.Her ne hikmetse hakemler bir bizim lehimize hata yapmıyorlar.Şimdi perşembe günü Beşiktaş'la İnönü'de oynayacağız.Sivok ve Fernandes yoklar.Ernst ve Necip'te bu maçtan bir hayli yorgun çıktılar.Beşiktaş eğer bu maçı mental olarak kafasında bitirmezse perşembe günü bizim için bir fırsat doğabilir.Bunu Nurullah Sağlam'da eminim ki değerlendirmeye başlamıştır.Her ne olursa olsun perşembe günü bizim için çok zor olacak.

Son olarak ta iki sezon önce takip etmeye başladığım, çok beğendiğim ve Almanlar adına oynadığı için çok üzüldüğüm Semih Aydilek, maçın son bölümlerinde oyuna dahil oldu.Sezon başı sol bekte denenen ve devre arasında ayrılması beklenen bir oyuncuydu.Tekrar yeşil sahada görünce sevindiğimi belirtmek istedim.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Orduspor:0 - Miy:1 / Egolar & B Planı

''Bize her yer Mersin değil, çünkü hiçbir yer Mersin kadar güzel değil.''

Dün Avni Aker'de gerçekten müthiş bir maç izledik.Tabiri caizse kıran kırana bir maç oldu.Maçın hakemini kutlamak gerekli.Tempo düşmesin diye çok çaba sarf etti.Verdiği kararlarda, bana göre başarılıydı.Biz hep hakemlerin hatalarını konuşuruzda, başarılı olduklarını fazla görmeyiz.Bizim hakemlerimiz aslında Avrupa'da maç yönetseler daha başarılı olurlar.Çünkü ülkemizde ''malesef'' insanlara saygı olmadığı gibi, sahada da ''yalnız insanlar'' olan hakemlere saygısızlık had safhada.Her zaman dediğim gibi, ülkemizde hakemlerin hakkını arayacak bir sendika kurulmadığı taktirde, hakemlerimizin sonu pek hayırlı olmayacak gibi.

Dün Beşiktaş, kaleci hariç tam 8 savunmacı ile maça çıktı.Amaç belliydi.Carvahal Avrupa yorgunu rakibini önce durdurmak, ikinci yarıda da maçtan düştükleri anda vurmayı planlamıştı.Amacına da ulaştı.Kazananı her zaman tebrik etmişizdir.Şimdi Mersin maçıyla dünkü derbinin ne alakası var ona gelelim.Trabzonspor maç boyunca oyuna hükmetti ama son pozisyonu bir türlü bulamadı.Son iki sezondur oynadıkları şablon, dünkü maçta bir yerde iflas etti.Bilge insan Şenol Güneş, her zaman saygı duyduğum ve örnek aldığım spor adamlarındandır ama maalesef dünkü derbide iflas eden sistemine bir ''B Planı'' bulamadı.Tıpkı bizim 11 haftadır bulamadığımız gibi.

Derbide Beşiktaş, rakibinin en etkili silahı olan, Burak'ın topsuz alandaki direk koşularına, orta sahayı ve defansı kalabalık tutarak çare aradı ve nitekim de başarılı oldular.Burak'ın bulduğu tek pozisyon 88. dakikada geldi.Trabzon tüm maç boyunca. rakibini göbekten yarmak istedi ama başarılı olmadı.Topu kanatlar taşıdılar ama yapılan ortalara hava hakimiyeti olan bir santrforları olmadığı için golü bulamadılar.Zaten istatistiklerde de bu sezon Trabzon'unun hiç kafa golü atmadığını gösteriyor.İşte burda ''B Planı'' devreye giriyor.Takımlarımız sezon başında tek bir şablon üzerinde çalıştıkları için maç içerisinde farklı bir formata geçiş yapamıyorlar.Trabzonspor'unda Burak'sız çıktığı maçlarda epey zorlanması bir B planlarının olmadığına somut bir örnektir.

Mesela aynı sıkıntı Mersin İdman Yurdu'muzda da mevcut.Hemen her maçta Nobre'nin ayağına bakar olduk.Sezon başında Nurullah Sağlam'ın isteğiyle alınan Amoah, nedense kulübenin müdavimi oldu.Sağlam'a Amoah neden oynamıyor diye sorduğumuzda ise daha hazır olmadığını söylüyor.Hollanda Ligi'nde 4 maça çıkan Amoah, ligimizde 11 hafta geride kalmasına rağmen hala hazır değil!Sadece sıkıntımız Amoah'da değil.Nduka'nın ciddi bir düşüşü söz konusu.Burda saha içi sıkıntısından daha çok, saha çok saha dışı faktörler olduğunu düşünüyorum.Tabi bu sıkıntıların dışında birde hafta başında Fatih Şen ve Mehmet Polat takımdan gönderildi ve dar olan kadro iyice kısırlaştı.Biz yine Nurullah Hoca'mızın bir bildiği vardır diyelim ve konunun çok üzerine gitmeyelim.

Dünkü derbide gördük kü takımlarımız her oynadıkları her maçta tek formasyonla devam edecek gibi.Saha içindeki dizilişler değişiyor ama zihniyetler hep aynı.Biz bundan evvel, son üç sezondur Ordu'yu evinde yeniyorduk zaten.Dünde yendik.Hakem gol öncesi Orduspor'un faulünü vermedi bu çok doğru ama tek suçlu hakem mi?Sevgili Arif Erdem abimizin bunu yıllarca yapması ve Cluio'nunda kendini yere çok rahat bırakma huyu ister istemez hakemlerde de bir ön yargı bırakmakta.Peki aynı akşam oynanan Galatasaray-Sivas maçında Ayhan'ın son dakikalarda kişiliğine yakışmayacak şekilde kendini atması bundan sonra içinde bulunduğu pozisyonlarda hakemlerin iki kere düşünmesine sebep olmayacak mı?Nasıl ki saha içindeki mental düşünceler değişmiyorsa futbol ahlakımızda her geçen gün iflasa doğru ilerliyor.

Bakın sadece iki maçtan ne kadar çok tartışılacak malzeme çıkardım.Sadece iki lig maçı.Bunu biz bu hale getirdik.3 Temmuz'da temizlik operasyonuna başladık, bu haftada kurtulmak ve kurtarmak için tekrar yeni yasa tasarısını meclisten geçirdik.Birbirine tahammülü dahi olmayan insanlar, göz göze gelmekten korkan insanlar bir anda birlik oldu.Tek bir seferde yasayı hooooop geçirdiler meclisten.Evet takımlarımızın sahada bir B Planı yok ama ülkemiz siyasetçilerinin bir B Planı her zaman mevcut.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Beyefendiye yasayı onaylamaması için yazdığı mektuptan dolayı Sevgili Şamil Tayyar Beyefendiye bir teşekkürü borç bilirim.

Yalnızca Şamil Bey'e değil teşekkürümüz.Tam 800 km yol katedip takımını destekleyen Kırmızı Şeytanlar teşekkürün en büyüğünü hak ediyor.


24 Ekim 2011 Pazartesi

Miy : 0 - Bjk: 0 / Direnç

Süperlig'de 7. haftada ve yine evimizde kaybettik.Geçen sezondan süre gelen bu alışkanlığımız maalesef devam etmekte.Nedense böyle adrenali yüksek maçları evimizde çeviremiyoruz.Seyirci desteği yeteri kadar takımı motive edemiyor birde konsantrasyon sorunumuz göze çarpıyor.Muhakkak kalemizde gölü görüyoruz ve bu nedense ilk 30 dakika içerisinde cereyan ediyor.

Maça eksiklerimizden dolayı  4-3-3 gibi başladık.Orta sahada Zurita ve Ben Yahia'ya ilaveten Hakan Bayraktar oynadı.Moritz, kadrodayken bu sistem bir değişik varyasyonla 4-2-3-1 formatıyla uygulanıyor.Aslında bu yeni sistemde fena değildi.Sahada sırıtmadı.Rakibimizde orta sahada dirençli bir kadroyla çıkmasına rağmen, maç orta saha mücadelesi şeklinde geçmedi.Pozisyonların olduğu ve izleyenlerin fazla sıkılmadığı bir müsabaka oldu. 

Sahadaki iki takımında puanları aynı idi lakin rakip mutlak galibiyet hasreti içerisindeydi.Sonuçta daha fazla ihtiyacı olan takım maçı kazandı.Geçen haftaki Kayseri ve hafta içindeki Kiev maçlarına bakınca aslında bizde kazanabilirdik.Ama sahada hiç olmadığı kadar fazla bir dirençli takım vardı.Querasma ve Veli Kavlak çok başarılıydı.Ayrıca Ernst ve Necip orta sahada, Egemen'de defansta son derece savaşçı bir görüntü çizdiler.Kalecileri Cenk'te son derece gününde bir maç çıkardı.Maçtan sonra Nurullah Sağlam'da Beşiktaş'ın sahada çok dirençli olduğuna değindi.Sanırım böyle bir rakip analizi daha önce yapmamış!

Son iki haftaya kadar fikstür avantajımızı çok iyi kullandık.Bizim açımızdan son derece önemli puanlar aldık.Bunu, iki hafta da sıfır çektiğimiz halde puan tablosundaki 10.'lukla daha iyi anlayabiliyoruz.Bu iki İstanbul devinden en az birinden puan çıkarmış olsaydık moral açısından da bir hayli avantajlı olabilirdik.Olsun bizim için önemli olan sahada verilen mücadeledir.Biz dün kaybettik, geçen haftada kaybettik.Haftaya da kaybedebiliriz.Ama takım bizim takımımız...Onlar sahada biz tribünde terimizin son damlasına kadar mücadelemize devam edeceğiz.

Şeytanlar Kartal avında!

Adı süper kendi de süper olma yolunda ilerleyen ligimizde bu hafta gerçekten güzel maçlar izledim.Hepsi olmasa da Karabük-İbb, Bursa-Trabzon, Kayseri-Sivas, Eskişehir-Manisa maçları gerçekten seyir zevki açısından güzel maçlardı.Bugün haftanın son maçında ise biz sahne alacağız.Rakibimiz yaralı kartal Beşiktaş.Son 4 resmi maçında kazanamamış bir ekip...
Rüştü,  İbrahim Toraman, Guti, Almeida ve Fernandes forma giyemeyecek.

İki ekip en son ligde 28 sene önce karşılaşmıştı.Tıpkı geçen hafta oynadığımız Fenerbahçe maçı gibi...
Mersin İdman Yurdu ve Beşiktaş arasında oynanan 22 karşılaşmada Beşiktaş'ın üstünlüğü göze çarpıyor.5 galibiyetimize karşı, rakibimizin 9 galibiyeti var.8 maçta berabere bitmiş.22 gol yiyip 13 golle cevap vermişiz.Mersin'deki 11 karşılaşmada ise bizim üstünlüğümüz var.4 galibiyetimize karşı Beşiktaş'ın 3 galibiyeti var.4 maçta yine berabere bitmiş.11 golümüze, Beşiktaş 9 golle cevap vermiş.

İstatistikler bu şekilde.Beşiktaş'la evimizde oynadığımız maçlarda üstün olan ekip biz görünüyoruz lakin, son iki sezondur oynadığımız lig maçlarında ev sahibi olarak aldığımız mağlubiyetler, bu istatistiklerin pek bize avantaj sağlayacağını göstermiyor.Rakibimiz her ne kadar formsuz ve moralsiz bir görüntü sergilese de sonuçta adı 4 büyük olan takımlarımızdan bir tanesi.Tıpkı geçen hafta ki Fenerbahçe gibi...

İsimleri ve kendileri büyük olan bu 4 kulüpten geçen hafta Fenerbahçe maçında gerçekten iyi oynadık ayrıca 10 kişi kaldıktan sonra daha iyi mücadele sergiledik.Rakibimiz usta ayaklarıyla sonuca gitse de gerçekten maç bizim hakkımızdı.Her geçen gün iyiye giden bir takımız.Tarihimiz 1925'te yazılmaya başladı ve bugün o şanlı tarihimize yeni bir zafer ekleme günüdür.


Nobre büyük ihtimalle oynayacak.Ve yine bugün O'na çok iş düşecek.Nurullah Hoca geçen haftaki taktik anlayışı bu hafta bozabilir.Muhtemelen daha fazla hücum oyuncusuyla maça başlayacak. Beşiktaş'ın son haftalardaki performansı maça olan yaklaşımını değiştirmiştir diye düşünüyorum Nurullah Hoca'nın.

     Sehic, kalede
Erhan, Çağdaş, Boum, Mustafa Keçeli dörtlüsüyle defansta
Zurita ve Ben Yahia ile orta sahada
Nduka ve Amoah kanatlarda 
Erman Özgür forvet arkasında
ve Nobre ile santrforda
maça çıkacak gibiyiz.Zor bir müsabaka olacak ama benim düşüncem Biz, eğer ki Biz gibi oynarsak bu maçı alırız...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kırmızı Şeytanlar Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger