Kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2012 Pazartesi

Aynı Nakarat // Kayserispor : 1 Beşiktaş : 0

Beşiktaşlı dostlarımız kızmasın ama, bu takıma yakışmayacak oyuncu sayısı kadrolarında bir hayli fazla.İsim vermek bize düşmez keza az ucundan Beşiktaş'ı takip edenler kimler olduğunu tahmin ediyordur.Maça dönecek olursak, henüz maçın başında gelen gol çok önemliydi.Zira Q7, ve Simao aynı anda sahadaydı.Bu ikili rakibe tehlike yaratmaktan çok birazda cesaret veriyor gibi.Nedeni ise bana göre Simao takıma katıldığı günden itibaren Fenerbahçe maçında attığı füze dışında hiç bir şey vermedi.Kaliteli, oyun zekası olan, tecrübesi ve takım oyununa yatkın bir isim ama Q7 ile aynı anda sahada olunca işler tersine dönüyor.Ortaya çıkan şudur ki Q7 ve Simao aynı anda sahada olmamalılar.Bunu ikisinin aynı anda sahada olmadığı bir Beşiktaş maçında daha iyi analiz ederiz.

Kayserispor ise çok beklenti olan ama beklentiye cevap veremeyen bir takım hüviyetinde.Gerçekten çok başarılı projeleri var ve hocalarının arkasında duruyorlar.Lakin futbolu ticarete dökmeleri ve her transfer döneminde nerdeyse transfer şampiyonu olmaları onları istikrarsızlaştırıyor.Başarı için iyi bir takım kurmalılar ve en az 3 sezon iskelet kadrolarını bozmamaları gerekli.Mimari açıdan güzel bir stadları var ama zemin çok kötü.Hemen her sezon aynı sıkıntı gündeme geliyor.Bunu acil olarak çözmeleri gerekli.Birde renkli renkli ve çok kalitesiz koltuklaru var.Eğet stada seyirci çekmek istiyorlarsa kaliteye biraz daha önem vermeleri gerekli.Ben Kadir Has Stadı'nda bir çok maç izledim.Keyifli bir stad ama bazı açılardan maç izlemek gerçekten çok zor.

Bizim emektar Tevfik Sırrı GÜr Stadı'nın kapasitesi 10.000 seyirci ortalaması ise yaklaşık 9800, Kadir Has Stadı kapasitesi 32.000 ama ortalama gelen seyirci sayısı 7000-7500 civarında.Stad genelde dört büyükler gelince doluyor.Maç atmosferi seyirci sayısı ne kadar çok olursa o kadar hoş olur.Bunu elbette Kayserili yetkililerde düşünüyor ama pek yol almışa benzemiyorlar.Kayserli değerli abimiz ''Farklı Görüş Blog'' yazarı Muzaffer Şahin, bu konuya farklı yaklaşanlardan.Ondan edindiğim bilgiye göre yönetimin farklı bir seyirci politikası izliyormuş.Her ne olursa olsun seyirciyi küstürmemek gerekli.Detayları yakın bir zamanda ortaya çıkacaktır.

Tekrar sayaha inecek olursak, Fernandes'in ilk gördüğü sarı kart yanlıştı ama ikinci sarısı dahada hatalıydı.Direk kırmızı olması gerekirdi.Bazı arkadaşlar Fernandes'in yaptığı hareketten önce faule maruz kaldığını söylüyorlar ama yaptığı hareket gerçekten çok sertti.Allah esirgesin rakibini ciddi olarak sakatlayabilirdi.Fernandes kalitesinde bir futbolcuya hiç yakışmadı.Spor fair play çerçevesinde olursa güzeldir.Sahaya savaşmaya değil, mücadele etmeye geldiğini unutmamalı.O kart biraz daha gecikmiş olsa Beşiktaş golü bulacak belkide maçı çevirecekti ama Fernandes'in sorumsuzluğu Beşiktaş'ı puan ya da puanlardan etti.Kayseri ise karttan sonra biraz daha cesur olsa maçı farklı bir skorlada kazanabilirdi ama bekleyip kontra atak yapmayı tercih ettiler.Kujovic'i uzun bir aradan sonra bizim maçta izlemiştim.Gökhan Ünal'dan daha etkili bir oyuncu olduğu kesin.Üzerinde durulursa çok iş yapar gibi.Beşiktaş'ta da Necip Uysal'ı çok beğendim.Her zaman ki gibi yürekli oynadı.Arma Sevdalısı bir oyuncu.

Maçtan sonra kaybeden taraf, her zaman ki gibi klasikleşen açıklamalarda bulundu.Genelde hakem hatasına dem vurdular.Elbette dün oynanan maçın kaderini hakem belirledi ama unutmamak gerekli ki son iki haftadır da Beşiktaş hakem hatalarıyla kazanıyordu.Her ne hikmetse hakemler bir bizim lehimize hata yapmıyorlar.Şimdi perşembe günü Beşiktaş'la İnönü'de oynayacağız.Sivok ve Fernandes yoklar.Ernst ve Necip'te bu maçtan bir hayli yorgun çıktılar.Beşiktaş eğer bu maçı mental olarak kafasında bitirmezse perşembe günü bizim için bir fırsat doğabilir.Bunu Nurullah Sağlam'da eminim ki değerlendirmeye başlamıştır.Her ne olursa olsun perşembe günü bizim için çok zor olacak.

Son olarak ta iki sezon önce takip etmeye başladığım, çok beğendiğim ve Almanlar adına oynadığı için çok üzüldüğüm Semih Aydilek, maçın son bölümlerinde oyuna dahil oldu.Sezon başı sol bekte denenen ve devre arasında ayrılması beklenen bir oyuncuydu.Tekrar yeşil sahada görünce sevindiğimi belirtmek istedim.

24 Ocak 2012 Salı

Ruhunu Asla Kaybetme!

Çok fazla söze gerek yok.Dün Kırmızı Şeytanlar, söylenecekleri maç sonuna doğru acı bir şekilde haykırdılar.Sahada gezinen bir sürü ruhsuz futbolcumuza birde burdan haykıralım; ''O forma kutsaldır nasip olmaz herkese!...''

5 lig 1 de kupa maçı olmak üzere 6 resmi maçtır galip gelemiyoruz.Takımların bazı zamanlarda düşüşü söz konusu olabilir.Böyle bir zamana denk gelmişte olabiliriz ama sahada ruhsuz bir şekilde gezinen futbolcu istemiyoruz.Biz her maça yüzler, binler olarak gidiyoruz.Yeri geliyor bagajda seyehat eden kardeşlerimiz oluyor.Bu bir fedarlık değildir! Bu armaya olan aşktır.O armaya herkes aşık olamaz ama o armayı göğsünde taşıyan çıkıp sahada varını yoğunu ortaya koymak zorundadır!

YUVANA DÖN NOBRE!
Her önüne gelen mikrofona, ''Ben Fenerbahçeliyim, benim yuvam Kadıköy'dür, arkadşlarım hergün mesaj atıyor senin yerin burası diyor.'' diyen bir futbolcuyuda takımda görmek isteMİYoruz.Kendini bu formadan daha büyük gören başka kim varsa onlarada burdan sesleniyorum, ''Transfer dönemi bitmeden varın gidin yolunuza.Biz bu formayı layıkıyla taşıyacak 11 tane futbolcuyu her daim buluruz.Yüreğini sahaya yansıtmayanların bu takımda işi yok!..''

22 Ocak 2012 Pazar

İyi Günde Herkes Taraftar!

Bu fotoğraf geçen sezon ki Giresun deplasmanından.O maça bir otobüsle gidebilmiştik.Otobüs dolup taşınca bazı arkadaşlar bagajda gidip geldiler.794 km yolu ''Arma sevdası'' için bagajda geçirdiler.Onlar bu fedakarlığı yaparken, biz şehrin merkezindeki stada bile gitmeyecekmiyiz!...
Takımımız Süper Lig'in ikinci yarısına iyi başlamadı.Son oynadığımız 4 lig maçında galibiyet alamadık.Oysa ligin ilk yarısı bittiğinde 6. sıradaydık ve üst sıraları zorluyorduk.Güzel günler elbette tekrar başlayacaktır ama önemli olan zor zamanda takıma sahip çıkmaktır.Sahadaki futbolcular mağlup durumdayken bile bizim onların arkasında durduğumuzu ve desteğimizi hiç bir zaman unutmamalıdırlar.Milyonlarca lira ücret alıyorsunuz lan, bizmi çıkıp oynayacağız mantığını bırakmalıyız.Herkesin ne aldığı kendini ilgilendirir, bize düşen ''Arma'' sevdasıdır.

Yarın oynayacağımız Kayserispor maçı, belki de bu sezon ki kırılma maçımız olacak.Kaybettiğimiz taktirde, üst üste iki İstanbul deplasmanına çıkacağız.Önce Fenerbahçe sonrasında Beşiktaş.Yani zirveye oynayan iki takımla deplasmanda mücadele edeceğiz ki işimiz bir hayli zor.Şu anda mevcut puanımız 27.Rakip Kayserispor ise 26 puanda.Kaybettiğimiz taktirde rakibimiz sıralamada bizi geçecek ve şuanda 15. sırada olan ve puanı 22 olan Orduspor kazandığı taktirde aramızdaki puan farkı 2'ye inecek.Sonrasında iki İstanbul büyüğüyle oynacağımızı düşünürsek, fikstür dezavantajımız söz konusu.Ayrıca üst üste kaybettiğimiz 4 lig maçınıda düşününce moral motivasyon açısından da çökmüş olacağız.

Ligin ilk yarısı bittiğinde zirve hesapları yapan ve Avrupa Kupalarına gitmeyi hayal ederken, bir anda kümede kalma hesabı yapmaya başlayabiliriz.Bundan dolayı oyuncularımıza ve takımımıza her zamankinde daha fazla destek olmalıyız.Futbolcular sahada, bizlerde tribünde mücadelemizi sonuna kadar vermeliyiz.Bu takım bu ligi 28 sene bekledi ve sonuna kadar hak ederek geldi.Her ne kadar yönetimin bilet politikası bizleri zor duruma düşürse de, son haftalardaki bilet fiyatları gayet makul.Biraz fedakarlık yapma sırası da bizlerde.Haydi durma işe, okula, alışverişe giderken bile tak kırmızı atkını öyle çık sokağa.Her yer kırmızı lacivert olsun.Kırmızı Şeytanlar her yerde olsun.İyi gün taraftarı olma, bu zor zamanda sahip çık takımına, armana, sevdana...

Unutmayalım ki;

''Herkes gider biz kalırız biz Kırmızı Şeytanlarız.''

16 Ekim 2011 Pazar

Futbol sadece futbol mudur?

Geçtiğimiz hafta oynanan Kayserispor - Mersin İdman Yurdu maçı sırasında, kaleci Navarro'nun kırmızı kart görmesi sonucu kaleye geçen Gökhan Değirmenci'nin babası  maç oyananırken beyin kanaması geçirmişti.Bir gün sonra da vefat haberini almıştık.Merhuma Allah'tan rahmet dileriz.

Dün oynanan Bjk-Kayseri maçınada farklı duygularla çıkmıştı Gökhan Değirmenci...
Babası koyu bir Beşiktaş taraftarı idi ve oğlunun, İnönü Stadı'nda bir maça çıkmasını çok istiyordu rakip bile olsa...
Evet oğlu İnönü Stadı'nda oynuyordu fakat Beşiktaş'a karşı!

Maçı Kayserispor 2-0 aldı...
Maç sonunda ise babasının vefat etmeden önceki vasiyetini yerine getiren Gökhan Değirmenci duygu seli yaşadı ve yaşattı...
Tüm izleyenlere!

Ve Beşiktaş taraftarına bir teşekkür....
Tüm duyarlılıkları için....

3 Ekim 2011 Pazartesi

Kayserispor-Mersin İdman Yurdu maç analizi

Güzel ama tribünleri boş bir stad, sadece kale arkasında kümelenmiş az sayıda ateşli bir taraftar grubu, geriye kalan maça sadece çekirdek ve sucuk ekmek yemek için gelen Kayserispor taraftarı, sahada biraz olsun düzeltilmiş zemin, bir tarafta en yaşlısı 29 yaşında ligin en genç ekibi, bir tarafta en genci 23 yaşında ligin en yaşlı takımı.

Rakibimiz, Hasan Ali & Amrabat ikilisi dışında sahaya bir şey yansıtamadı.Bütün maç boyunca gol organizasyonlarını bu ikiliden bekledi.Tabi onlarda bu beklentinin hakkını fazlasıyla verdi.Özellikle Hasan Ali sol bek kıtlığı çeken ülke futbolumuza iyi bir alternatif olabilir.Devamlılığı ve kondisyonu muhteşem.Oyununu biraz daha geliştirdiği taktirde transferin gözde isimi olabilir.Amrabat ise fazla söze gerek olmayan tam bir top cambazı.

Bizim takıma gelecek olursak 29 senelik lig hasreti, 16 yeni transfer, baştan aşağı yenilenmiş bir kadro, ateşli bir taraftar grubu ( her deplasmana en az 1000 kişi gidiyor), 5 haftada 3 galibiyet 1 beraberlik, puan cetvelinde  4. sıra, Hakan, Joseph, Zurita, Nduka ve Nobre üzerinde kurulmak istenen bir takım iskeleti, mücadeleci futbol anlayışı ve tüm spor otoritesini şarşırtan bir lig performansı, zaman zaman oynadığımız ürkek futbol.




Yukarıdaki fotoğraf dünkü maçın özeti gibi aslında.O kareye birde Nobre ve Kayseri kalecisi Navarro girmiş olsa tamam olurdu aslında.Amrabat maç boyunca oyunu forse etti.İlhan'da onu savunmakta çok zorlandı.51. dakikada da oyundan atıldı.Bir ara 3 kişi bile Amrabat'a karşı savunma yaptı.Eğerki yediğimiz gole erken bir karşılık veremeseydik işimiz bir hayli zorlaşırdı.Hemen ardı sıra gelen kırmızı kart ve ikinci golle maçıda koparabilirdik ama olmadı.Burda Nurullah Sağlam'ın skor avantajını elde edince uyguladığı çok ilkel olan geriye yaslanıp kontra atakla golü aramak taktiğide etkiliydi.Belki 11'e 11'ken doğru kabul edilebilir ama rakip eksikkende bunu uygulamak çok basit bir düşüncedir bana göre.

Doğru zamanda atılan bir gol ve skor avantajıyla girilen bir devre arası.Rakibiniz hem eksik, hem de lige iyi bir başlangıç yapamamanın etkisiyle üzerinde baskı olan bir takım konumunda.Ama biz ikinci yarıya ürkek başlıyoruz.Rakibin üzerimize gelmesini ve kapılan bir topla kontra atak düşüncesindeyiz.Bu sebepten ötürü Zurita her geçen hafta defansımızın içine biraz daha sıkışıyor.Maç boyunca saysak 10 defa rakip alana geçmiyordur.Oysaki oyun zekası yüksek bir oyuncu ve ikinci yarıda Amoah'a attığı ara paslada bunu bir kez daha gösterdi.Sağlam oyun içine Zurita'dan ofansif olarak daha fazla faydalanmalı. 

Hergeçen hafta takım olma yolunda iyi sinyaller veriyoruz.İbrahim Kaş ve Nobre beklediğimin üzerinde performans sergiliyorlar.Oyunda fazla görünmeyen Ben Yahia, kaptığı toplarla rakiplerin ataklarını iyi kesiyor.Zaman zaman ileri çıkışlarında da etkili oluyor.Takım arkadaşlarına biraz daha alıştığı taktirde daha başarılı olacak.Joseph ve Nduka bu takımın geleceğidir diyoruz.Onlarda her geçen hafta daha iyiye gidiyorlar.Mustafa Keçeli şu anda hala idare eder konumunda.Gerçekten tecrübesini iyi kullanıyor ve sahaya olumlu yansıtıyor.Defansif yöndeki performansı olumlu lakin hucumda biraz daha etkili olmalı.Nobre'ye atılan ortaları sadece Nduka yapmamalı.Bu yönde biraz daha fazla insiyatif almalı.Dün akşam çok beğenmesemde Erhan Güven'i aradı gözlerim.İlhan Özbay hucumda iyi lakin defansif olarak, karşısındaki oyuncu hızlı ve teknik olursa çok zorlanıyor.Moritz ise bana göre takımın ekstrası durumunda.Gaziantep maçında attığı penaltı ve dün kaptığı topla kaleciyi oyundan attırması dışında takıma hiçbirşey vermedi.

Takımda hala sol açık sıkıntısı göze çarpıyor.O bölgede sol ayak orjinli bir kanat oyuncusuna  ihtiyaç var.Mevcut kadro ile o bölge idare bile etmiyor.Uzun lig maratonunda büyük dezavantaj.Biraz fantezi olacak ama stoperde Çağdaş'ı kullanıp o bölgede Joseph denenebilir.Geçen sezon başında Yüksel Hoca zaman zaman Joseph'i sol açıkta kullanmıştı.Belki top sürmede sıkıntılı bir oyuncu ama güçlü fiziği ve tekniğiyle o bölgede çok sırıtmaz gibi.Şuanda sol kanata acil çözüm şart!En uç noktada ise çok başarılı olduğumuz bir gerçek.Nobre inanılmaz bir performans sergiliyor.Dünkü attığı ikinci gol jeneriklere girecek cinstendi.Plaj futbolunda daha çok gördüğümüz bir teknikle gölü attı.Önceden çalışılmamış ve o anda üretilmiş bir düşünce.

Ve son olarak, Nurullah Hoca lige verilecek bir haftalık arada oynadığımız maçları tekrar analiz etmeli.Sağlam'a güveniz tam, bu bütçeyle bu takım onun eseri lakin maçlarda yapacağı hamlelerde son zamanlarda biraz gecikiyor gibi.Dünkü maçta ikinci yarı başlarken yapacağı bir değişiklikle maçı erken koparabilirdik.Bunun gibi somut örnekler çoğlamadan Sğlam, biraz daha dikkatli olmalı.Önümüzdeki hafta Milli maç haftası.Hemen sonrasında oynayacağımız Fenerbahçe ve Beşiktaş maçları var.İyi mücadele ve alıcağımız puanlarla geçici gibi görüne ligdeki üst sıra konumumuzu sağlamlaştırabiliriz.Burda takıma ve taraftarımıza çok iş düşüyor.Herkes üzerinde düşeni eksiksiz yapmalı.



26 Eylül 2011 Pazartesi

Rakip Kayserispor

Süper ligde 5. haftadaki rakibimiz Kayserispor.Geçen sezon başında Şota Arvaladze'yi takımın başına getiren Kayserispor, ligin ilk yarısında çok iyi bir performans göstermiş bir ara liderlik koltuğuna bile oturmuştu.Ancak ligin ikinci devresinde tam tersi bir performans göstererek tüm spor komu oyunu hayal kırıklığına uğrattılar.Aynı hayal kırıklığı bu sezon başında tekrar yaşandı.İlk dört haftada sadece bir galibiyet aldılar.Ligde de 3-0 gibi ağır bir yenilgiyle merhaba dediler.Burda sezon başında hemen hemen takımı yenilemeleri faktörüde etkili oldu.

Kayserispor, özellikle Süleyman Hurma'nın genel menajerliğe gelmesiyle bir proje takımı oldu.Genç ve gurbetçi oyuncuları kademe kademe takıma kazandırma projesine bu sezon daha başka boyutlar kazandırdılar.Yaş ortalaması itibariyle ligin en genç takımı konumundalar.Zaman zaman bunun tecrübesizliğini sahada yaşasalarda bana göre ilk 4 haftada takım olma yolunda epey yol katettiler.Ligin ilk iki haftasında, sahaya farklı 11'lerle çıkmışlardı.Fakat son iki haftadır aynı 11'le sahaya çıkıyorlar.Bu haftada sakatlık yada cezalı oyuncuları olmaması durumunda aynı kadroyla maça çıkmaları bekleniyor.Twitterde sohbet ettiğim Kayserisporlu blogger arkadaşlar takımın biraz moralsiz olduğunu söylediler.Bizde adettir bilirsiniz takım kötü gittimi anında teknik adama fatura kesilir.Lakin Kayserispor da böyle bişeğin söz konusu olmadığını bizzat yöneticiler açıklamış yerel basına.

Şimdi sahaya çıkabilecek muhtemel ilk 11'e isim isim göz atalım.Kalede Arjantinli eldiven Navarro oynayacak.Kariyeri sağlam olan kaleci Kayserispor'a tam alışamadı.Sezon başı sakatlığından dolayı sanırım tam form tutamadı.Yinede tecrübesiyle öne çıkan bir isim.Sağ bekte Slovak Pekarik, sol bekte istikrar abidesi Hasan Ali oynayacak.Pekarik, yıllardır sağ bek sıkıntısı çeken Kayserispor'a sezon başında Wolsfburg'tan geldi.Kumaşı kaliteli ancak hala istenilen seviyede değil gibi.Ama maçtan kopmayan bir yapısı var.Kondisyon olaraktan rakiplerinden önde.Giderek artan maç temposunu da hesaba katarsak bizim maçta parlayabilir.Hasan Ali'yi ise anlatmaya gerek yok.Hızlı ve bileklerine hakim.Maç kondisyonu harika.Oyunu sürekli forse eden bir yapısı var.İleri çıkmayı sevdiği için ara ara defansif yönden sıkıntı çekiyor.Önde oynadığında ise gerçekten tehlikeli ortalar kesiyor.Ani ataklarda ise hızıyla geri dönmede kendisine avantaj sağlıyor.Maçta karşısında Nduka'nın oynayacağını düşünürsek, sık sık ileri çıkmayabilir.Dikkat edilmeli.Tandemde ise bu sezon Premier Lig tecrübesi olan Gürcü Zurab ve Eren Güngör oynuyor.Geçen sezonun büyük kısmını sakatlıkla geçiren Eren, yavaş yavaş kendine geliyor.Yalnız, performans olarak, ilk parladığı dönemin uzağında.Partneri ise tecrübeli Zurab.Şota tandemde Gürcü oyunculara çok güveniyor.Geçen sezonda yine bir Gürcü'ye emanet etmişti bu bölgeyi.Gaziantep maçında Sosa'ya hamle yapmayarak kalesine gölü yediren Zurab, biraz tepki çekse de, gölünü de atarak hatasını telafi etti.Hava toplarına çok hakim bir oyuncu ki burada Nobre zorlanabilir.

Orta sahada ise iki Paraguaylı Santana ve Riveros var.Paraugay Milli Takımında da beraber oynayan ikili uyum olarak çok iyiler.Aynı dili konuşmaları ve birbirlerini tanımanın avantajını iyi kullanıyorlar.Biri diğerinin açığını iyi kapatıyor.Sonuçta biri Bundesliga, diğeride Premier Lig tecrübesi yaşamış isimler.Göbekte bizim sıkıntılarımızı düşünürsek burda avantaj rakibimizde görünüyor.Kanatlarda ise Amrabat ve Sefa Yılmaz sürekli pozisyon değiştirerek oynuyor.Her ikiside sprinter ve bileklerine hakim oyuncular.Topa hükmederek oynuyorlar.Amrabat bazı pozisyonlarda fanteziye kaçabiliyor ama Sefa tam Alman disipliniyle oynayan biri.Yine dikkat edilmesi gereken bir diğer bölgede burası.Forvet arkasında ise Porto'dan alınan Engin Bekdemir forma giyiyor.Hollanda'da altyapı eğitimini alan ve 17 yaşında Porto'ya transfer olan bir oyuncu.Aynı zamanda Belçika vatandaşı.Sahada ise zaman zaman, saman alevi gibi parlayan bir yapısı var.O parladığı anlarda Boum'a ve İ.Kaş'a zor anlar yaşatabilir.Defansın arkasına attığı toplara çok dikkat etmek lazım.Forvette ise iki haftadır geçen sezon sağ açık oynayan Ömer Şişmanoğlu oynuyor  ben bu maçta Gökhan Ünal'ın forma giymesini bekliyorum.Formsuzluğundan dolayı kızağa çekilen tecrübeli oyuncu kendisini maça verirse çok etkili.Bir ara saç ektirdiği için kafa toplarına çıkmayan Gökhan, sanırım bu özelliğini yitirmiş gibi.Yinede tehlikeli bir oyuncu dikkat etmekte fayda var.

Maçlara genellikle 4-2-3-1 formatında çıkan Şota bu maçta Engin'in yerine Abdullah yada Okay'ı oynatarak direk 4-3-3 gibi oyanabilirİlk dört haftada 3 mağlubiyet alan Kayserispor'un performansı ve bizim ilk dört haftadaki 3 galibiyetimiz kimseyi yanıltmasın.Kadro kalitesi olarak bizden bir adım önde duran rakibimiz ilk dört hafta sonrasında uyum sürecini atlatmış gibi duruyor.Fenerbahçe maçında da gerçekten iyi oynadılar.Kendi saha ve seyirci avantajını da kullanmak isteyecekler.Ayrıca 3 puana da çok ihtiyaçları var.Bu maçta Nobre ve Nduka'ya yine çok ihtiyaç var.Yalnız 5.haftaya girerken bile bireysel performanslardan bahsetmemiz ve maç içerisinde skora fazla katkı yapmayan oyuncularımızın olması düşündürücü.Buna acil çözüm bulmak lazım.Rakibimizin kaybettiği Antalyaspor maçını iyi analiz etmemiz lazım.Bizde Antalyaspor gibi oynarsak 5. haftada 4. galibiyetimizi alırız.Şeytanlar grubunun da bu maçla ilgili organizasyonları devam ediyor.Ciddi bir taraftar sayımızla orada olacağız.Son olarak Kayserispor'un maça hangi kadrolarla başlayabileceği konusunda iki farklı şablonu sizlere sunuyorum.


4-3-3 şablonu
4-2-3-1  şablonu
                                                                                                                                                


23 Temmuz 2011 Cumartesi

Kayserispor nereye?

2004-2005 sezonunda olaylı bir şekilde Süperlige çıkan sarı-kırmızlı ekip ilk senesinde mucizevi bir şekilde ligde kalmayı başardı.İlk 7 hafta Hüsnü Özkara ile 2 puan toplayan daha sonra Hikmet Karaman'la yola devam eden Anadolu ekibi 15. sırada yer aldı ve kümede kaldı.Başkan Recep Mamur 2005-2006 sezonunda takımı Ertuğrul Sağlam'a emanet edip genel menajerlik görevine de Süleyman Hurma'yı getirdi.Takım o sene ligi 5. sırada bitirip Uefa biletini aldı.2006-2007 sezonunu da aynı istikrar devam etti.2007-2008 sezonunda Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'a gitmesiyle takımın başına Tolunay Kafkas getirildi.Takım bu sezonda ligi 5.sırada bitirdi.Takımın başında 2 başarılı sezon geçiren Tolunay Hocanın görevi bırakmasıyla takım Şota Arwaledze'ye emanet edildi.

Süleyman Hurma göreve başladıktan sonra takıma gurbetçi oyuncuların katılımı dikkat çekiyor.Hurma altyapısı sağlam ve profesyonellik anlayışı bizim oyuncularımızdan daha iyi olan gurbetçi oyuncuları bir bir takıma kazandırdı.Yaşlı oyuncularla yolları ayırdı.Şuanda süper lig takımları içinde yaş ortalaması 22 olan tek takım.Ayrıca genç ve gelecek oyuncularla beraber başarıda geldi.Şota'nın sezon başında kaptan aynı zamanda takımın bayrak adamlarından  Mehmet Eren Poyraz'ı neden gönderdikleri sorusuna; aynı pozisyonda oynayan Ömer Şişmanoğlu 22 yaşında ama Mehmet 30 yaşında cevabını vererek neyi istediğini belli etmişti.

32000 kapasiteli güzel bir stadı olan ekip Ocak 2012'de yeni tesislerine taşınacak.Yapımı devam eden ve Avrupa standartları üstünde olan yeni tesislerde A Takım ve A2 Takım idman yaparken eski tesisleride tamamen altyapıya ayıracaklar.Böylece transferden daha çok altyapıdan oyuncu çıkararak başarılarına devam etmeyi düşünüyorlar.Son derece planlı ve istikrarlı yönetilen Kayserispor diğer takımlara örnek olurmu bilmiyorum ama Türk Futbolu için büyük şans oldukları kesin.


                                              
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kırmızı Şeytanlar Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger