Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2012 Cumartesi

Miy : 0 - Karabükspor : 2 // Kırmızı Şeytanlar Tribün Şov

Maalesef dün yine bir iç saha travması yaşadık.Özellikle Nurullah Sağlam döneminde iç saha fobimiz hortladı.Dün yine vasat ve isteksiz bir futbol, ruhsuz futbolcular topluluğu izledik.Söylenecek yada yazılacak çok şey var ama şimdilik kısa kesip dünkü maçta Kırmızı Şeytanlar'ın görsel şovunun bizlerde bıraktığı tadın keyfini çıkaralım.Geniş analiz ve bir çok bilinmeyen olayları ilerleyen saatlerde sizlerle paylaşacağım.Şimdilik bu kadar.

26 Mart 2012 Pazartesi

Samsunspor : 2 - Mersin İdman Yurdu : 1 Bireysel Hatalar ve Finali Yapamamak!

İki hafta önce Manisaspor, dün ise Samsunspor.İki takımda zor günler geçiren süper lig takımları.İkiside zor günler geçiren Anadolu takımları.İkisine de hayat veren biz Mersin İdman Yurdu...

Nasıl mı?
Önce Manisaspor'dan başlayalım.Bizim maçtan önce matematiksel olmasa bile spor kamuoyunca küme düşmesi hemen hemen kesinleşmiş, futbolcuları ruhsuz bir durumda bir takım görüntüsü vardı.Uzun zamandır kulüpten para alamadıkları için huzursuzlardı.Zaten maçıda izleyenler hemen fark etmişlerdi Manisaspor'un bitmiş ve tükenmiş halini.Ve biz o maçta iki bireysel hatayla 2-0 gibi net bir skorla mağlup olduk.Yensek Manisaspor'un gardı iyice düşecek ligde kalmaya dair hiç bir umutları kalmayacaktı.Biz ise kazandığımız taktirde play-off lara kalma adına çok büyük bir avantaj elde edecektik.Olmadı elimize gelen fırsatı değerlendiremedik.Kazanamadığımız gibi sahaya iyi bir oyunda yansıtamadık.

Manisaspor karşılaşmasından sonra İbb maçını kazanıp play-off için tam umutlanmışken, dün de Samsunspor karşısına çıktık.Rakibimiz hafta içi kupa mücadelesine çıkmış ve 3-0 gibi net bir skorla mağlup olmuş, yorgun, moralsiz, çok önemli 4-5 oyuncusunu cezalı ve sakatlığa kurban etmiş ve elindeki en önemli oyuncusu olan Zenke'yi de disiplinsiz davranışlarından dolayı kadro dışı bırakmıştı.Ligdeki konumu tribünlere yansımış ve en önemli avantajı olan taraftar desteğini kaybetmişti.Gelen taraftarlar ise ( hepsi değil ama bir grup) sadece futbolculara küfür etmek için gelmişti.Şartlar tamamiyle bizim lehimizeydi.Tek yapmamız gereken maça konsantre olmaktı ama yine yapamadık.Maçın hemen başında bireysel hatalarımızdan dolayı 2 net pozisyon verdik.Ardından ne kadar ofsaytta olsa kalemizde golü gördük.Golün şokunu atlatamadan bu defada bireysel bir tepkiden ötürü 10 kişi kaldık.Ardından yine bireysel bir hata ve ikinci sarıdan kırmızıyı yiyerek sahada 9 kişi mücadele etmek zorunda kaldık.Maçın sonucu ise 2-0.

Haftalardır boş kalelere gol atamayan Ekigo bize attığı iki golle bir anda kendine transfer pazarı yarattı.Bizim sayemizde önce Manisa, dün de Samsunspor ligde kalmak adına ümitlendi.Manisaspor dün itibariyle matematiksel olarakta küme düştü ama biz bunu 2 hafta önce daha rahat bir şekilde yapabilirdik.Lige Mersin İdman Yurdu damgasını daha SAĞLAM vurabilirdik.Dün hakem hataları alehimizeydi ama bizde futbol adına sahaya bir şeyler yansıtamadık.10 kişi kaldığımızda hatta 9 kişi kaldığımızda dahi gol pozisyonlarımız vardı ama ruhumuz maalesef sahada değildi.Dün Mesut Bakkal'ın maç sonunda söylediği gibi, bu maç 11'e 11 oynansa bile kazanan yine Samsun olacaktı.Çünkü inanan onlardı.Biz ise onları çok hafife alan bir ruh halindeydik.

İki final maçı sayabileceğimiz karşılaşmayı kazanamadık.Daha önceki final müsabakalarında kaybedeceğimiz bir çok şey vardı ve onları kazandık.İnandık çünkü ve inanarak kazandık.Manisa ve Samsun deplasmanlarında ise daha rahat bir ruh haline büründük ve kaybettik.29 sene sonra çıktığımız süper ligde belkide ilk defa düzenlenen play-off lara kalabilecektik ama bireysel hatalarımıza yenildik.Bu bize ders olsun ve futbolcularımız burdan gerekli dersleri çıkarsın.Sadece futbolcularımız değil teknik ekibimizde...

Not:Bu kaç oldu bilmiyorum ama kırmızı kart hastalığına artık bir çare bulmalıyız.Bu maddi ya da manevi bir şekilde çözülmeli artık.

20 Mart 2012 Salı

Kendi Düşen Ağlamaz...Samsunspor

Günümüzde Süper lig olarak tanımladığımız ligde 28 sezon mücadele eden ve 23 hafta gibi rekor bir süreyle liderlik koltuğunda oturan, lig tarihinde en fazla puan toplayan 9. takım olan ve bu kategoride 4 büyüklerle yarışan, Türk futboluna sayısız yıldız futbolcu ve gol kralı kazandıran, Türk futbol tarihinin köklü kulüplerinden Samsunspor, büyük bir mucize olmadığı taktirde 3 hafta sonra bu sezon çıktığı lige tekrar elveda diyecek.Bugüne kadar 6 kez veda ettiği lige bu sezon tekrar çıkan ama ilk sezon sendorumunu yaşayan kulüpler arasına adını yazdıran kulüplerden olacak Samsunspor.

En üst lige en son 2005-2006 sezonunda veda etmişti Samsunspor.Ertuğrul Sağlam ile iki sezon çok iyi direnmiş ama ekonomik zorluklara daha fazla dayanamayıp lige elveda demişti Karadeniz ekibi.Ardından gelen 2006-2007 sezonuda onlar için çok iyi geçmedi.Bir çok oyuncusunu kaybeden ve ekonomik zorluklarıda peşinden getiren Samsunspor ligi 10. sırada tamamladı.Ardından geçen kabus gibi 2 sezon daha geçirdiler.Bu 2 sezonda zor kümede kalıp ligi 2 kez 15.sırada tamamladılar.2010-2011 sezonu ise Samsunspor için farklı geçecekti.Önce takımın başına Sakaryaspor'dan ayrılan Hüseyin Kalpar geçecek, sonrasında takımda huzursuzluk çıkaran oyuncuları kadrodan temizleyeceklerdi.Bunun mükafatını ise sezonun ilk yarısını 4.sırada bitiren takım sezonun ikinci yarısında çok iyi maçlar çıkarıp süper ligi haftalar öncesinden garantileyerek alacaktı.

Peki sonrasında ne oldu dersiniz.Bir önceki sezon Bucaspor'un yaptığını bu sezon başında da Samsunspor yaptı.Oysaki Bucaspor'un düştüğü sezon önlerinde çok iyi bir Karabükspor örneği vardı ama Samsunspor çetrefilli bir yola girmeyi tercih etti.Sezon başında teknik direktörde dahil 12-13 kadar transfer yapıp, 10 kadar oyuncuyla yolların ayırdılar.Oysa Hüseyin Kalpar çok zor durumda aldığı takımı çok iyi yerlere getirmişti.Süper ligde de yeterli tecrübeye sahipti.Bir şansı hak ediyordu.Olmadı.Süper lig öncesi kongre yapan Samsunspor'da İsmail Erkut Tutu görevi Kazım Yılmaz'a devretmişti.Sanırım bu değişiklik zorlu yolun başlangıcı oldu.Yeni yönetim ilk icraat olarak tecrübeli hocayı takımdan gönderdi.Ardından önceki sezon Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarında Fenerbahçe'yi saf dışı bırakan Sion'un hocası Petkovic'i takımın başına getirdiler.İkinci yanlışıda burada yaptılar.Hoca hem yabancı ve ligimizi tanımıyordu hemde oynattığı sistem bize göre çok aykırıydı.Üçüncü yanlışıda Adnan Sezgin gibi mimli ve her kesim taraftarın tepkisini her platformda üstüne çeken bir ismi genel koordinatör yaptılar

Sezonun ilk maçında G.Birliği karşısında ilk yarı çok iyi oynayıp 3-0 gibi net bir skoru yakalamışlardı ama ikinci yarı yedikleri 2 gol ve kötü futbol onlar için bu sezonun ne kadar zor geçeceğine bir işaretti.Petkovic maçın ilk yarısında ne kadar Avrupai bir hoca olduğunu kanıtlasa da maçın ikinci yarısındaki performansı bu ligi tanımadığına çok iyi bir delildi.Ardından 10 hafta üst üste kazanamadılar.12 haftada Antalyaspor karşısında aldıkları galibiyetin ardından 3. galibiyet için 8 hafta daha beklemek zorunda kaldılar.Ligin ilk yarısı biterken takım ligde 2 galibiyet 6 beraberlik ve 9 mağlubiyet alarak 17.sıradaydı.Spor medyası Samsunspor'un Petkovic ile yollarını ayıracağını düşünürken yönetim hocasının arkasında olduğunu belirtti ve 12 oyuncusunu gönderip 5 yeni transfer yaptı.Ligin ikinci yarısı başladı ama yönetimin bu hamleside tutmadı.

Tutmazdı elbette çünkü dünyanın hiç bir kulübünde bu kadar çok oyuncu transferi gerçekleştirip takımın kimyasını baştan aşağıya değiştiren takım başarılı olmamıştı.Kolay olan yolu değilde zor olan yolda ilerliyordu Samsunspor.Bu tabi biz Türklere özgü bir politika.İyi örnekler burnumuzun dibinde dururken biz kendi kafamıza göre takılırız.Biz free bir ülkeyiz nede olsa.Her neyse.İkinci yanlışta oyuncu tercihlerinde oldu.Geçen sezon takımda çok iyi bir ikili olan Zenke ve Agbetu bu sezon düşünülmedi.Sonradan oyuna girerek takımın çehresini değiştiren ve skora direk etki eden Abdulaziz Solmaz maalesef takımda tutulamadı.Yaşı ilerlemiş olsa da orta sahada takımın yükünü çeken Hakan Bayraktar'da gönderilen oyuncular arasındaydı.Takımda tutulan Zenke'den ise çok faydalanma yoluna gitmediler.Aldıkları oyuncular ligimizi tanımayan oyuncular olunca beklenen performans bir türlü gelmedi.Özellikle Bance üzerinde çok durdular ki buda Samsunspor'a çok zaman kaybettirdi.Sezon başında Bance yerine Gekas alınmış olsaydı bugün daha farklı olurlardı.

Şimdi Samsunspor'un yaptığı hataları daha iyi anlamak için onlarla beraber bu sezon lige çıkan diğer iki takımımıza bir göz atalım.Öncelik tabiki Mersin İdman Yurdu'nun.Bunun sebebi benim tuttuğum takım olduğu için değil ligi şampiyon bitirdiği için.Neyse övgüyü bırakıp konumuza dönelim.Mersin idman Yurdu'nun sezon öncesi politikası, bu ligi bilen tecrübeli oyunculardan kurulu bir takım oluşturmaktı.Bu minvalde önce Gaziantep sonrada Beşiktaş'ı çok iyi bir bahçe olarak kullandı.Hem yabancı tercihi hemde yerli oyuncu tercihi son derece yerindeydi.Özellikle ligimizdeki gol yollarındaki kısırlığı düşünerek Nobre alındı.Nobre'de attığı çok kritik gollerle takımına extra katkı sağladı.Orduspor ise Mersin İdman Yurdu'ndan farklı bir politika izleyerek maliyetli ama kaliteli isimlere yöneldi.Cluio, Stancu, Yalçın Ayhan, Hakan Özmert ve Fatih Tekke gibi ligimizin önemli isimlerinin yanına Gosso gibi çok kaliteli bir yabancı oyuncu kattı.Yeni çıkan her iki takımda başarılı bir takım iskeleti oluşturup mevcut teknik adamlarıyla yola çıkmanın meyvesini ligin ilk yarısında topladılar.Belki ligin ikinci yarısında performansları düştü ama ilk yarıdaki topladıkları puanlarla Samsunspor'a göre daha çok yol kat etmişlerdi.

Şimdi Samsunspor'un sezon öncesi aldıkları oyunculara bir göz atalım;
  • Vladimir Petkovic (Young Boys)(Teknik direktör)
  • Burak Çalık (Altay)
  • Egidio Arevalo (Botafogo)
  • Pal Lazar (Videoton Fehervar)
  • Selim Teber (Kayserispor)
  • Armağan Kuş (Kayserispor)
  • Serdar Gürler (Sochaux)
  • Andre Luiz Bahia (Feyenord)
  • Hakan Arslan (Güngören Bld.)
  • Banel Nicolita (Steaua Bucuresti)
  • Valdomiro Dıarte Macedo ( Vitoria Setubal)
  • Atilla Özmen (Bucaspor)
  • Ekigho Ehiosun (Warri Wolves FC)
  • Yenal Tuncer (Bursaspor)
  • Mahmut Ertuğrul Taşkıran (Fenerbahçe)(Kiralık)
  • Michael Fink (Beşiktaş)(Kiralık)
  • Mustafa Sarp (Galatasaray)
  • Anıl Dilaver (Galatasaray)(Kiralık)
  • Ergün Teber (Kasımpaşaspor)
  • Aristide Bance (Al Ahli)(Kiralık)
  • Akaki Khubutia (Gaz Metan Medias)(Kiralık)
  • Savaş Yılmaz (Kayserispor)
 Yapılan 21 transferden Fink, Selim Teber ve Mustafa Sarp dışında ligimizi çok fazla bilen bir oyuncu sayamıyoruz.Belki bunlara Yenal, Anıl Dilaver ve Ergün Teber'i ekleyebiliriz.Anıl ve Yenal'ında oynadıkları maç sayısı ortada.

Peki Orduspor'un sezon öncesi aldığı oyunculara bir göz atalım;
  • Fatih Tekke (Ankaragücü)
  • Abdurrahman Dereli (Sivasspor)
  • Sedat Bayrak (Sivasspor)
  • Yalçın Ayhan (Gaziantepspor)
  • Hakan Özmert (KDÇ Karabükspor)
  • Murat Kalkan (Gençlerbirliği)
  • Onur Tuncer (Bucaspor)
  • Abdulkadir Kayalı (Fenerbahçe)
  • Orkan Balkan (SpVgg Unterhaching)
  • Gosso Jean-Jacques Gosso (AS Monaco)
  • João Da Rocha Ribeiro (Vitória Guimarães SC – Kiralık)
  • Juan Emmanuel Culio (Galatasaray SK – Kiralık)
  • Sorin Bogdan Stancu (Galatasaray SK – Kiralık)
  • Miguel Angelo Moita Garcia (Sporting Braga)
  • Saso Fornezzi (SC Wiener Neustadt)
  • Tobias Nickenig (VfL Osnabrück)
  • Emmanuel Osei Banahene (Bechem Chelsea)
  • Marcel Sergio Orpheo Zijler(HNK Rijeka)
  • Wilfried Dalmat (FC Brugge)
 Fatih Tekke, Abdurrahman Dereli, Murat Kalkan, Hakan Özmert, Sedat Bayrak, Yalçın Ayhan gibi süper lig tecrübesi olan oyuncuların yanına, Stancu, Cluio, Gosso ve Fornezzi gibi kaliteli yabancıları eklediler.Ve en önemlisi geçen sezon takımı süper lige taşıyan hocalarına bir şans verdiler.

Şimdi de Mersin İdman Yurdu'nun transferlerine bir göz atalım;
  • Mustafa Keçeli (Bursaspor)
  • Hakan Arıkan (Beşiktaş)
  • Yannick Kamanan (Sivasspor)
  • Erhan Güven(Beşiktaş)
  • Cristian Rodrigo Zurita(Gaziantepspor)
  • Wissem Ben Yahia(Clup African)
  • Ibrahim Sehic (Zeljeznicar)
  • Andre Moritz (Kayserispor)
  • Mert Nobre (Beşiktaş)
  • Kemal Bersis Çanak (Gençlerbirliği)
  • Önder Turacı (Kayserispor)(Sözleşmesi Fesih Edildi)
  • Ferdi Coşkun (Gaziantepspor)
  • Çağdaş Atan (Basel)
  • İbrahim Kaş (Bursaspor)(Kiralık)
  • Beto (Bucaspor)
  • Hakan Bayraktar (Samsunspor)
  • Matthew Amoah (Nac Breda)
Hakan Arıkan, Çağdaş, Mustafa Keçeli, İbrahim Kaş, Erhan Güven, Hakan Bayraktar, Nobre gibi tecrübeli ve şampiyonluklar yaşamış isimlerin yanına, yine ligimizi bilen Zurita, Beto, Moritz gibi yabancıları ve Sehic, Ben Yahia ve Amoah gibi kaliteli yabancıları kadrolarına kattılar.Hepsinden maksimum verim alma yolunda başarılıda oldular.Ayrıca mevcut kadroda, Hasan Üçüncü ve Erman Özgür gibi tecrübelileri kadroda tutarak yola devam dediler.En başta Nurullah Sağlam ile 3 yıllık yeni bir sözleşme yaptılar.




Şimdi 21.hafta itibariyle puan durumlarına bir göz atalım.Neden 21. hafta derseniz Petkovic'in görevine bu haftada son verildi. 





O G B M A Y AV P
1.GALATASARAY A.Ş. 21 14 5 2 40 15 25 47
2.FENERBAHÇE A.Ş. 21 13 6 2 34 17 17 45
3.BEŞİKTAŞ A.Ş. 21 12 6 3 32 19 13 42
4.GENÇLERBİRLİĞİ 21 10 5 6 30 24 6 35
5.SİVASSPOR 21 9 7 5 35 31 4 34
6.TRABZONSPOR A.Ş. 21 9 6 6 33 24 9 33
7.ESKİŞEHİRSPOR 21 9 5 7 21 20 1 32
8.MERSİN İDMAN YURDU 21 7 6 8 21 22 -1 27
9.MEDİCAL PARK ANTALYASPOR 21 7 6 8 17 19 -2 27
10.İSTANBUL BBSK 21 7 6 8 25 29 -4 27
11.KAYSERİSPOR 21 8 2 11 22 25 -3 26
12.BURSASPOR 21 6 7 8 23 23 0 25
13.MANİSASPOR 21 6 7 8 20 23 -3 25
14.GAZİANTEPSPOR 21 5 8 8 18 22 -4 23
15.ORDUSPOR 21 5 7 9 16 24 -8 22
16.KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR 21 5 3 13 23 37 -14 18
17.SAMSUNSPOR 21 3 7 11 17 31 -14 16
18.MKE ANKARAGÜCÜ 21 2 5 14 17 39 -22 11





Samsunspor 21 maçta 3 galibiyet, 7 beraberlik ve 11 mağlubiyet alarak 16 puan toplamış.Sıralamadaki yeri ise 17.Orduspor, 21 maçta 5 galibiyet, 7 beraberlik ve 9 mağlubiyet alarak 22 puan toplamış.Sıralamadaki yeri ise 15.Mersin İdman Yurdu ise daha başarılı bir grafik çizerek 21 maçta 7 galibiyet, 6 beraberlik ve 8 mağlubiyet alarak 27 puan toplamış.Sıralamadaki yeri ise 8.




Orduspor ve Mersin İdman Yurdu'da zaman zaman başarısız grafik çizdi ama sezon başı doğru planlama yapmaları onları bu sezon ligde tuttu.Kim bilir belki önümüzdeki sezon bu kaderi onlarda yaşayabilirler.Çünkü burası Türkiye burda yarın ne olacağını kimse bilemiyor.Buna bir örnekte Karabükspor olabilir.Çıktıkları sene Yücel İldiz ile mevcut kadroyu koruyarak ve tecrübeli isimleri kadroya katarak lige başlamış ve ligin sürpriz takımı olmuşlardı.Bu sezon ise yine bize has olan yanlış transfer hastalığına düşüp onlarda çok sıkıntılı günler yaşadılar.Şansları bu sezon onların yanındaydı ama gelecek sezon için ne olur bilemiyoruz. 



Şunuda unutmamak gerekir ki Samsunspor Yönetimi, yanlış teknik ekip, yanlış futbolcu tercihelerini sezonun ikinci yarısının hemen başında düzeltme yoluna gitti ama Adnan Sezgin ile yollarını ayırmakta epey geç kaldılar. 

Ve son sözümüz;


''Futbol için ne kadar yetenekli olursanız olun, doğru teknik adamla çalışmazsanız işler zaman zaman ters gidebiliyor.''

Johan ELMANDER







Saygılarımla...

Onur ERTÜK































18 Mart 2012 Pazar

Miy : 2 - İbb : 0 # Bitsede Gitsek

Güzel bir hava, güzel bir zemin ve hafta sonu.Maç izlemek için bundan daha iyi bir ortam sanırım zor bulunur.Ama tribünlere bakıyoruz beklenen seyirci yok.Peki gelen seyirciler ne yapıyor.Çekirdek çitleyip tiyatro izler gibi maç izliyor.Sahadaki oyuncuyu ateşlemek ise sadece Kırmızı Şeytanlar'a düşüyor.Bu şehrin takımına sadece onlar sahip çıkıyor.90 dakika boyunca susmayan sadece onlar.Diğer taraftarlar ise kendi sahamızda misafir rolünde.

Tribünleri bir kenara bırakıp sahadaki mücadeleye bakıyorum onlarda maç bitse de gitsek havasındalar.Allah'tan maçın başında golü buldukta biraz olsun rahatladık.Rakibimiz geriye düştüğü maçlarda çok zorlanan bir takım olmasa belki 3 puanı zor alırdık.Zaten ikinci golümüzden önce İbb'li Mahmut topu ıskalamasa maç 1-1 bitebilirdi.Dönüşünde Bueno frikikten attı ve maç 2-0 bitti.Bueno takıma katılalı 14 hafta oldu ama ilk defa bir faydası oldu.Attığı gol güzeldi.Haftalar sonra Nduka'yı da sahada gördüm oda başka bir güzeldi.Sehic'te kaldığı yerden devam etti.Bu kaleyi gerçekten hak ediyor.Hakan ne kadar formda olursa olsun Sehic kadar güven vermiyor.

Maç sonunda röportajlarda ise Nurullah Hoca play-off şansımız sürüyor dedi.Bir hedefimizin olması güzel ama bunu sahadaki mücadeleye de yansıtmamız lazım.Maçta güzel olmayan şeylerde yaşandı.Burak Yılmaz'ın en çok korktuğu ve futbol severlerin ''kasap'' olarak nitelediği İbb'li defans oyuncusu Zayette'nin kolu kırıldı.Kendisine acil şifalar diliyorum.Bir başka üzücü olay ise Joseph Boum'un sakatlanarak oyundan çıkmasıydı.Benim alışık olmadığım bir durum.Boum istikrarlı ve çok faydalı bir isim.Bugün bu ligde kalabildiysek bunu en çok ona borçluyuz.Umarım ciddi bir sakatlığı yoktur.
Joseph dışında bu hafta iki oyuncumuzda cezalı duruma düştü.Haftaya zorlu bir Samsun deplasmanı var.Onlarda bugün zor bir maça çıkacaklar.Kaybederlerse haftaya bizimle formalite maçına çıkarlar ki bizim için güzel bir durum olur.Bugün Kayseri karşısında kader maçlarını kazanırlarsa haftaya bizi epey zorlarlar.Umarım bugün ki sonuçlar bizim lehimize olur.Saygılarımla...

28 Şubat 2012 Salı

Şeytanlar Grubu Orduspor Maç Organizasyonu

Şeytanlar Grubu Orduspor maçı öncesi 03.03.2012 ( 3 mart cumartesi ) saat 10:00'da Hamidiye Mahallesi'ndeki dernekte toplanıyor. Buradan stada kortej şeklinde hareket edilecektir. Takımın bu zor günlerinde yanında olacak tüm kötü gün dostlarını maça bekliyoruz. Maç öncesindeki toplantı ve yürüyüşe tüm Şeytanlar Grubunun katılması önemle rica olunur.

Aydın Demirci

26 Şubat 2012 Pazar

Çoluk Çocuk Milli Takımda! // Düzetlme Yazısı

Blog yazarlarımızdan Sevgili Onur Ertürk, işlerinden ötürü yaklaşık 3 aydır Şili'de yaşamakta.Postlarını da malumunuz üzere Şili'den yayınlıyor.Son gönderdiği post ise pazar günü yayınladığımız ''Çoluk Çocuk Milli Takımda!'' yazısı idi.Postun konusu Fenerbahçe kalecisi Volkan'ın bazı spor siteleri ve medyada çıkan açıklamaları üzerineydi.Onur Ertürk cuma günü medyayı takip edip cumartesi sabahı bana bu postu gönderdi.Aradaki zaman farkından dolayı ben bu postu pazar öğleden sonra yayına verebildim.Yayına vermeden önce Volkan'ın kişisel web sitesine baktım ama yayında değildi.Tabi bu zaman diliminde Volkan Demirel kişisel sosyal medya sayfasından bu haberi yalanlamış.Bizim burdaki hatamız sadece kişisel web sitesini değil sosyal medya sayfalarına da bakmamamız oldu.Bizim yayına verdiğimiz saat ile Volkan'ın yalanlaması arasında yaklaşık 5 saat var.Her ne olursa olsun teknik bir zamanlama hatasıda olsa biz postu yayından kaldırdık.Bununla ilgili bizi takip eden arkadaşlardan özür diliyoruz.Haber her ne kadar basında geniş bir yer bulsa da, bizim postu yayınlamadan son kez Volkan'ın kişisel sosyal medya sayfasına bakmamız gerekirdi ama bunu atlamışız.Yalan haber üzerine prim yapma gibi bir düşüncemiz asla olmamıştır.Fenerbahçeli arkadaşlardan tekrar özür diliyor ve böyle bir hatanın tekrarlanmayacağını temenni ediyoruz.

Her Maç Deplasmanda Olsa!

Deplasmanda toplanan 24 puana karşılık içerde toplanan puan; 12.
Keşke her hafta deplasmanda oynasak diyorum!
Mizah bir yana her ne hikmetse emektar stadımızda, özellikle Nurullah Hoca döneminde kazanamamak gelenek haline geldi.Allah'tan deplasmanda panter kesiliyoruz da...

Bu sezon fırtına gibi esen Galatasaray, geçen sezon 27. haftada bizim gibi 33 puandaydı ama düşme tehlikesi yoktu.Bu sezon düşme çıtası yükseldi.Yani biz 27. haftada nerdeyse düşmeme havasına büründük.Evet sezonun ilk yarısında iyi puanlar topladık ama sezonun ikinci yarısında deyim yerindeyse resmen çöktük.Bizimle aynı kaderi yaşayan Manisa ile birlikte birden potaya girdik.Biraz dikkatli olsak belki bugün bu cümleleri kurmuyor ve play off şansımızı konuşuyor olacaktık.Olmadı...

Saha içi şansızlıkların yanı sıra birde saha dışı faktörlerle uğraştık.Planlamadığımız işler çıktı karşımıza.Üst üste 6 maç kaybettik gittik tüm olumsuzluklara rağmen deplasmanda Beşiktaş'ı yendik.Geldik içerde Sivas'tan 5 yedik gittik çok formda bir Gençlerbirliği'ni deplasmanda yendik.Geldik 10 kişi ile Galatasaray karşısında beraberlik gölünü attık, yetinmeyip top yekûn hücuma çıktık kalemizde iki gol birden gördük.17. hafta bittiğinde Avrupa hesapları yaparken 27. haftada düşme tehlikesini ensemizde hissettik.Biz gerçekten enteresan bir takımız.Bu hafta Trabzonspor'u deplasmanda yendik ama cumartesi günü Ordu maçı için neler olacağını hiç birimiz kestiremiyoruz.Belki sadece biz değil hiç kimse kestiremiyordur.Sahamızda gerçekten çok istikrarsısız.

Bugün ise istikrarlı olduğumuz alanda yani bir deplasmanı daha puanla kapattık.Bu güzel galibiyetin tadını çıkaralım tabiki cumartesiye kadar!..

Son söz olaraktan, Trabzon doğumlu ve Trabzonspor'lu olduğunu beşikteki bebeğin bile bildiği Hasan Üçüncü'nün attığı hayati golü ve golün arkasından yaşadığı ve yaşattığı duygu, bize kaybettiğimiz bir değeri tekrar hatırlatır.Umarım...

Hasan DOĞAN

18 Şubat 2012 Cumartesi

Ankaragücü & Arma Aşkı

Ankaragücü oyuncu değişikliği yapıyor..
Çıkan oyuncu eldivenini çıkarıp giren oyuncuya veriyor...
Çünkü malzeme yok ellerinde.
Tıpkı Sivasspor maçında ikinci yarıya ıslak formalarla çıktıkları gibi.
Ve...
Takımlar Ankaragücü maçına nasıl bir duyguyla çıkıyorlar çok merak ediyorum doğrusu.
Bu takıma bu hele getirenler nerde peki?
Kim hesap soruyor bu insan sefillerinden?
Bizde diyoruz ki;
Her şey Arma Aşkı için...

17 Şubat 2012 Cuma

Tarafsız Olun! // Miy :1 - Gs:3

Galatasaray bu ülkede 100 yılı devirmiş köklü bir kulüptür.Bir çok kupa kazanmıştır.Büyüklüğü elbette tartışılmaz lakin bu ülkede hakemlerinde yardımına ihtiyacı asla olmaz...olmamalı...

Hakemleri eleştirmeyelim, tamam!...

Peki;

-5. hafta Kayserispor maçı hakem Tolga Özkalfa dk 50 kırmızı kart: İlhan Özbay

-15. hafta Samsunspor maçı hakem Tolga Özkalfa dk 90+ kırmızı kart : Mert Nobre

-27. hafta Galatasaray maçı hakem Tolga Özkalfa dk 57 kırmızı kart: Barış Ataş

Yönettiği hemen her maçımızda kırmızı kartını bizden hiç esirgememiş.Şimdi gelde bunları tartışma...
Bize çaldığın penaltıyı Galatasaray'a çalabilir miydin Sayın Özkalfa!...
Barış'a her iki pozisyonda gösterdiğin kartları aynı şekilde Selçuk İnan'a gösterebilir miydin Sayın Özkalfa!..

Nurullah Sağlam'da maç sonunda bunları söylemiş ve son noktayı koymuş;''SIKARDI''

 

5 Şubat 2012 Pazar

Bize Düşen Sadece Hüsran!


M.İ.Yurdu : 1-5 Sivasspor

Söylenecek bir söz, yazılacak bir şey yok ortada.
Bunun adı rezalet!



2 Şubat 2012 Perşembe

Aradığımız Tamda Buydu! // Bjk :0 - Miy :1


Önce rakipten başlayalım.Kayseri mağlubiyeti sonrası Beşiktaş hakkında, takıma yakışmayan bir çok oyuıncu var demiş ama isim vermemiştim.Bugün isim vermek istedim.Tepkide alsak muhim değil.Bu takıma yakışmayan oyuncuların başında Q7 geliyor.Bir insan her ne nedenden ötürü meslektaşını direk sakatlamaya teşebbüs eder.Önce rakip alanda sağ taç çizgisine yakın bir yerde Erhan Güven'e niyetlendi.Yarım kaldı.Hakem faulü gördü ama kart çıkarmadı.Daha sonra ceza sahası civarında kaptırdığı topran sonra Danilo'ya çift daldı.Allah tarafından oyuncumuza bir şey olmadı.Peki ya olsaydı? Arkadaş bu ne kin bu ne nefret.Sen senede 3-4 milyon alıyorsun, kazandığın parayla her türlü zevkini gideriyorsun ve yapacak başka bir iş bulamayınca meslektaşını katletmeye çalışıyorsun.Ortada pozisyon yok.Topu kaptırmışsın daha ne amaçla meslektaşının ayağını kırmaya çabalıyorsun.Sevgili Ata'mızın dediği gibi, bize önce sporcunun ahlaklısı lazım!

Sadece Beşiktaş'ta değil diğer takımlarımızda da ahlaksız sporcular mevcut.Mesela Fenerbahçe'de Alex.Dün resmen iki kez arka arkaya direk olarak sakatlama amacıyla Samsunlu futbolculara daldı.Hem de göstere göstere aynı pozisyonda.Bir gün önce Galatasaray'da Elmander, bir gün sonra Alex, Q7, Baroni, Fernandes vs...Dikkat edin hem yıllık maliyeti yüksek ve el üstünde tutulan isimler.Taraftarın neredeyse taptığı isimler.Bir dönem İsmail Güldüren vardı.Bursaspor, Fenerbahçe, Ankaraspor, Konyaspor, Gençlerbirliği gibi takımlarda oynadı.Bilenler bir hayli fazladır aslında.Çünkü sahada yapmadık çirkeflik bırakmazdı.Maç sonunda spikerler sordukalarında 'Ben bir Sergen ya da Hagi değilim, ben sahada mücadelemle ayakta kalıyorum.' gibisinden saçma sapan ve itici bir yorum yapardı.Eminim ki İsmail Güldüren'i hatırlayanlar futbolundan çok yaptığı çirkefliklerle hatırlıyordur tıpkı benim gibi.

Neyse birazda maça dönelim.Dün gece İnönü'deki ilk galibiyetimizi aldık.7 maçlık mağlubiyet serisinden sonra aslında tamda aradığımız puandı.Bu 3 puan külçe külçe altından daha değerli şu anda bizim için.Geçen hafta Kadıköy'de ikinci yarı iyi oyunumuzla puanı hak etmiştik ama kısmet bu haftaya imiş.Maçtan önce rakip tam istediğimiz kıvamdaydı.Önemli eksiklikleri ve yorgun bir takım vardı karşımızda.Birde hafta sonu derbi oynayacakları için ister istemez mental olarak kafalar o maçtaydı.Tabi en önemli gücü olan taraftarından da yoksundu.Gerçi bayan taraftarlarda çok organizelerdi ama dolu bir stadın atmosferi farklı olurdu.Nurullah Hoca'da bir çok eksiklikten ötürü maça 4-6-0 taktiğiyle çıktı.Zaman zaman Erdal, zaman zamanda Moritz santrafor görevini üstlendi.Erdal, sakatlanana kadar gayet başarılı idi.Moritz ise 62. dakikada oyundan alındı.Çıkarken homurdanması gözümden kaçmadı.Bu homurdanma ilk değil.Kendine çeki düzen vermesi gerekli.

Çok zevkli bir maç olmadı ama mücadele gücü yüksekti.Joseph her zamanki gibi harikaydı.Lig biter bitmez Beşiktaş'ın transfer teklifi yapacağı ilk stoper olacağını düşünüyorum!Keçeli'de her hafta daha yukarı çıkan bir performans sergiliyor.Erhan Güven, defansif olarak iyi ama hücumda bal yapmayan arı olmaya devam ediyor.Çağdaş'ta Joseph ile uyumunu devam ettiriyor.Yeni transfer Barış çokta sırıtmadı takımda.Zurita yine aynı Zurita idi.Üzerine düşeni yapmaya çalıştı.Danilo ise çok hareketli bileklerine hakim ve ayağına top yakışan bir oyuncu ama hala Ben Yahia'yı arıyor gözlerim.Birde bu maçta sağ kanatta oynayan Liberyalı bir oyuncu vardı.Goldeki pası iyiydi ama bu O'na olan kırgınlığımı geçirmedi henüz.Bakalım Sivas maçında nasıl bir tepkiyle karşılaşacak.

30 Ocak 2012 Pazartesi

Aynı Nakarat // Kayserispor : 1 Beşiktaş : 0

Beşiktaşlı dostlarımız kızmasın ama, bu takıma yakışmayacak oyuncu sayısı kadrolarında bir hayli fazla.İsim vermek bize düşmez keza az ucundan Beşiktaş'ı takip edenler kimler olduğunu tahmin ediyordur.Maça dönecek olursak, henüz maçın başında gelen gol çok önemliydi.Zira Q7, ve Simao aynı anda sahadaydı.Bu ikili rakibe tehlike yaratmaktan çok birazda cesaret veriyor gibi.Nedeni ise bana göre Simao takıma katıldığı günden itibaren Fenerbahçe maçında attığı füze dışında hiç bir şey vermedi.Kaliteli, oyun zekası olan, tecrübesi ve takım oyununa yatkın bir isim ama Q7 ile aynı anda sahada olunca işler tersine dönüyor.Ortaya çıkan şudur ki Q7 ve Simao aynı anda sahada olmamalılar.Bunu ikisinin aynı anda sahada olmadığı bir Beşiktaş maçında daha iyi analiz ederiz.

Kayserispor ise çok beklenti olan ama beklentiye cevap veremeyen bir takım hüviyetinde.Gerçekten çok başarılı projeleri var ve hocalarının arkasında duruyorlar.Lakin futbolu ticarete dökmeleri ve her transfer döneminde nerdeyse transfer şampiyonu olmaları onları istikrarsızlaştırıyor.Başarı için iyi bir takım kurmalılar ve en az 3 sezon iskelet kadrolarını bozmamaları gerekli.Mimari açıdan güzel bir stadları var ama zemin çok kötü.Hemen her sezon aynı sıkıntı gündeme geliyor.Bunu acil olarak çözmeleri gerekli.Birde renkli renkli ve çok kalitesiz koltuklaru var.Eğet stada seyirci çekmek istiyorlarsa kaliteye biraz daha önem vermeleri gerekli.Ben Kadir Has Stadı'nda bir çok maç izledim.Keyifli bir stad ama bazı açılardan maç izlemek gerçekten çok zor.

Bizim emektar Tevfik Sırrı GÜr Stadı'nın kapasitesi 10.000 seyirci ortalaması ise yaklaşık 9800, Kadir Has Stadı kapasitesi 32.000 ama ortalama gelen seyirci sayısı 7000-7500 civarında.Stad genelde dört büyükler gelince doluyor.Maç atmosferi seyirci sayısı ne kadar çok olursa o kadar hoş olur.Bunu elbette Kayserili yetkililerde düşünüyor ama pek yol almışa benzemiyorlar.Kayserli değerli abimiz ''Farklı Görüş Blog'' yazarı Muzaffer Şahin, bu konuya farklı yaklaşanlardan.Ondan edindiğim bilgiye göre yönetimin farklı bir seyirci politikası izliyormuş.Her ne olursa olsun seyirciyi küstürmemek gerekli.Detayları yakın bir zamanda ortaya çıkacaktır.

Tekrar sayaha inecek olursak, Fernandes'in ilk gördüğü sarı kart yanlıştı ama ikinci sarısı dahada hatalıydı.Direk kırmızı olması gerekirdi.Bazı arkadaşlar Fernandes'in yaptığı hareketten önce faule maruz kaldığını söylüyorlar ama yaptığı hareket gerçekten çok sertti.Allah esirgesin rakibini ciddi olarak sakatlayabilirdi.Fernandes kalitesinde bir futbolcuya hiç yakışmadı.Spor fair play çerçevesinde olursa güzeldir.Sahaya savaşmaya değil, mücadele etmeye geldiğini unutmamalı.O kart biraz daha gecikmiş olsa Beşiktaş golü bulacak belkide maçı çevirecekti ama Fernandes'in sorumsuzluğu Beşiktaş'ı puan ya da puanlardan etti.Kayseri ise karttan sonra biraz daha cesur olsa maçı farklı bir skorlada kazanabilirdi ama bekleyip kontra atak yapmayı tercih ettiler.Kujovic'i uzun bir aradan sonra bizim maçta izlemiştim.Gökhan Ünal'dan daha etkili bir oyuncu olduğu kesin.Üzerinde durulursa çok iş yapar gibi.Beşiktaş'ta da Necip Uysal'ı çok beğendim.Her zaman ki gibi yürekli oynadı.Arma Sevdalısı bir oyuncu.

Maçtan sonra kaybeden taraf, her zaman ki gibi klasikleşen açıklamalarda bulundu.Genelde hakem hatasına dem vurdular.Elbette dün oynanan maçın kaderini hakem belirledi ama unutmamak gerekli ki son iki haftadır da Beşiktaş hakem hatalarıyla kazanıyordu.Her ne hikmetse hakemler bir bizim lehimize hata yapmıyorlar.Şimdi perşembe günü Beşiktaş'la İnönü'de oynayacağız.Sivok ve Fernandes yoklar.Ernst ve Necip'te bu maçtan bir hayli yorgun çıktılar.Beşiktaş eğer bu maçı mental olarak kafasında bitirmezse perşembe günü bizim için bir fırsat doğabilir.Bunu Nurullah Sağlam'da eminim ki değerlendirmeye başlamıştır.Her ne olursa olsun perşembe günü bizim için çok zor olacak.

Son olarak ta iki sezon önce takip etmeye başladığım, çok beğendiğim ve Almanlar adına oynadığı için çok üzüldüğüm Semih Aydilek, maçın son bölümlerinde oyuna dahil oldu.Sezon başı sol bekte denenen ve devre arasında ayrılması beklenen bir oyuncuydu.Tekrar yeşil sahada görünce sevindiğimi belirtmek istedim.

29 Ocak 2012 Pazar

Teslimiyet! // Fenerbahçe : 2 - M.İ. Yurdu : 1

5 haftalık mağlubiyet serisinin ardından Kadıköy'de Fenerbahçe karşısına çıktık.Bienvenu'nun golü bariz ofsayttı ama kalecimizde dahil hiç bir oyuncumuz itiraz dahi etmedi.Hem de 8. dakikada golü yemiş olmamıza rağmen.Neden? Çünkü biz Fenerbahçe karşısına çıkarken maçı kafamızda kaybetmiştik.İnanmamıştık çünkü.Maç bitsede eve gitsek havasındaydık.Zaten bu takımın en iyi ve en başarılı oyuncularının başında gelen Joseph Boum'da maç sonunda verdiği röpotajda bunu açıklar gibiydi; ''Biz ilk yarıda maça inanmamıştık fakat devre arası hocamız bağırınca kendimize geldik.''

Çok manidar bir açıklama aslında...

Lig tarihi boyunca bir üst lige çıkıp, kadrosunu baştan aşağıya yenileyen ve ligde kalan takım, sanırım çok azdır.Sezon başlarken kadrosunu baştan aşağı yenileyen takımlardan biride Mersin İdman Yurdu'muzdu.Ama biz ligin ilk yarısı bittiğinde Avrupa'ya gitme hesapları yapıyorduk! An itibariyle farklı hesaplar yapmaya başladık ki buda futbolun doğasında olan bir ayrıcalık olsa gerek.Futbol takım oyunudur ve biz bunu ligin ilk yarısında sahaya çok iyi yansıttık.Maçlarda futbol şansımız yanımızdaydı.Ayrıca Sehiç ve Boum'un üstün performansı sayesinde çok iyi puanlar kazandık.Uzun süreli mağlup olmama serisi yakaladık.Başkanımız, futbolcularımız, teknik ekibimizi omuzlarda taşıdık.Derken sezonun ikinci yarısı başladı.Kadromuz çeşitli sebeplerden ötürü daraldı.Bazı maçlara 16-17 kişilik kadrolarla çıktık.Rakiplerimiz çok iyi transferler yaparken biz mevcut kadromuzu dahi zor koruduk.Kadronun yaşlı olmasından dolayı uzun süreli sakatlıklar oldu ve halada oluyor.Maddi imkansızlıklardan ötürü çok üst düzey transfer yapamadık.Rakiplerimiz, Gekasları, Hasan Kabzeleri aldı.Bir çoğu 5-6 transfer yaptı ama biz imkanlar ölçüsünde transfer yapabildik.Eksik bölgelerimizi çokta takviye edemedik.Takım içeresinde çözüm üretmeye çalıştık fakat tutmadı.

Şansızlıklarda yakamızı bırakmadı bir türlü.Sakatlıktı, verilmeyen gollerdi, fiksür dezavantıjıydı derken 6 maçlık bir mağlubiyet serisi yakaladık.Peki bu noktaya geldik diye pes mi edeceğiz.Joseph Boum'un maç sonunda dediği gibi, artık maçlara inançsız mı çıkacağız?
HAYIR!.. Biz bugünlere kolay gelmedik.Asla teslim olmadık.Teslimiyet duygusunu bir an bile aklımıza getirmedik.Kızdık, kırıldık, darıldık ama asla küsmedik, teslim de olmadık.Dün nasıl yanınızda olduysak, yarın da yanınızda olacağız.Her zaman enseniz de Kırmızı Şeytanlar'ın nefesini hissedeceksiniz.Biz asla pes etmedik etmeyiz de. 6 maç değil 60 maç yenilseniz de biz asla yılmayız. Otobüslere sığmaz, bagajlar da gideriz deplasmanlara ama asla yalnız kalmazsınız bu davada.Siz yeter ki bu davaya inanın.Teslimiyet duygusunu aklınıza getirmeyin.Kendinize gelin.İlla ki birinin sizi dürtmesi gerekiyorsa bunu biz her zaman yaparız.Bizim sizden istediğimiz onurlu ve hırslı bir mücadele.Aldığınız da sattığınız da gözümüz yok.Bize Şanslı Sevdamız yetiyor fakat siz sahaya bir şey yansıtmazsanız buda bizim zorumuza gidiyor.Bu formaya layık olun.

Bu formaya layık olmayanlar, yuvasına dönmek isteyenlere kapımız açık.Nasıl ki gönlümüzde vazgeçilmez yaptıysak, vazgeçmesini de biliriz.Bu ''Forma Aşkı'' bu ''Arma Aşkı'' ne parayla ne de başka bir maddi değerle ölçülmez.Maneviyatı büyüktür, kutsaldır.Aslında bir tek malum şahıs değil, isim isim bu formaya layık olmayanları teşhir etmek gerekli ama bunun şuanda takıma hiçbir faydası olmaz.Şu anda ortada bir suçlu var ve bu suçlu Nurullah Sağlam değil.O kendi payına düşeni geçen hafta yerine getirdi.Bizim Sağlam'a inancımız ''SAĞLAM''dır.Asıl suçlulara gelince; 'Siz yeter ki Mersin İdman Yurdu ruhunu sahaya yansıtın.Bizim sizden istediğimiz sadece budur.'

Son söz;

Herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
Mevlana Celaleddin Rumi

24 Ocak 2012 Salı

Ruhunu Asla Kaybetme!

Çok fazla söze gerek yok.Dün Kırmızı Şeytanlar, söylenecekleri maç sonuna doğru acı bir şekilde haykırdılar.Sahada gezinen bir sürü ruhsuz futbolcumuza birde burdan haykıralım; ''O forma kutsaldır nasip olmaz herkese!...''

5 lig 1 de kupa maçı olmak üzere 6 resmi maçtır galip gelemiyoruz.Takımların bazı zamanlarda düşüşü söz konusu olabilir.Böyle bir zamana denk gelmişte olabiliriz ama sahada ruhsuz bir şekilde gezinen futbolcu istemiyoruz.Biz her maça yüzler, binler olarak gidiyoruz.Yeri geliyor bagajda seyehat eden kardeşlerimiz oluyor.Bu bir fedarlık değildir! Bu armaya olan aşktır.O armaya herkes aşık olamaz ama o armayı göğsünde taşıyan çıkıp sahada varını yoğunu ortaya koymak zorundadır!

YUVANA DÖN NOBRE!
Her önüne gelen mikrofona, ''Ben Fenerbahçeliyim, benim yuvam Kadıköy'dür, arkadşlarım hergün mesaj atıyor senin yerin burası diyor.'' diyen bir futbolcuyuda takımda görmek isteMİYoruz.Kendini bu formadan daha büyük gören başka kim varsa onlarada burdan sesleniyorum, ''Transfer dönemi bitmeden varın gidin yolunuza.Biz bu formayı layıkıyla taşıyacak 11 tane futbolcuyu her daim buluruz.Yüreğini sahaya yansıtmayanların bu takımda işi yok!..''

22 Ocak 2012 Pazar

İyi Günde Herkes Taraftar!

Bu fotoğraf geçen sezon ki Giresun deplasmanından.O maça bir otobüsle gidebilmiştik.Otobüs dolup taşınca bazı arkadaşlar bagajda gidip geldiler.794 km yolu ''Arma sevdası'' için bagajda geçirdiler.Onlar bu fedakarlığı yaparken, biz şehrin merkezindeki stada bile gitmeyecekmiyiz!...
Takımımız Süper Lig'in ikinci yarısına iyi başlamadı.Son oynadığımız 4 lig maçında galibiyet alamadık.Oysa ligin ilk yarısı bittiğinde 6. sıradaydık ve üst sıraları zorluyorduk.Güzel günler elbette tekrar başlayacaktır ama önemli olan zor zamanda takıma sahip çıkmaktır.Sahadaki futbolcular mağlup durumdayken bile bizim onların arkasında durduğumuzu ve desteğimizi hiç bir zaman unutmamalıdırlar.Milyonlarca lira ücret alıyorsunuz lan, bizmi çıkıp oynayacağız mantığını bırakmalıyız.Herkesin ne aldığı kendini ilgilendirir, bize düşen ''Arma'' sevdasıdır.

Yarın oynayacağımız Kayserispor maçı, belki de bu sezon ki kırılma maçımız olacak.Kaybettiğimiz taktirde, üst üste iki İstanbul deplasmanına çıkacağız.Önce Fenerbahçe sonrasında Beşiktaş.Yani zirveye oynayan iki takımla deplasmanda mücadele edeceğiz ki işimiz bir hayli zor.Şu anda mevcut puanımız 27.Rakip Kayserispor ise 26 puanda.Kaybettiğimiz taktirde rakibimiz sıralamada bizi geçecek ve şuanda 15. sırada olan ve puanı 22 olan Orduspor kazandığı taktirde aramızdaki puan farkı 2'ye inecek.Sonrasında iki İstanbul büyüğüyle oynacağımızı düşünürsek, fikstür dezavantajımız söz konusu.Ayrıca üst üste kaybettiğimiz 4 lig maçınıda düşününce moral motivasyon açısından da çökmüş olacağız.

Ligin ilk yarısı bittiğinde zirve hesapları yapan ve Avrupa Kupalarına gitmeyi hayal ederken, bir anda kümede kalma hesabı yapmaya başlayabiliriz.Bundan dolayı oyuncularımıza ve takımımıza her zamankinde daha fazla destek olmalıyız.Futbolcular sahada, bizlerde tribünde mücadelemizi sonuna kadar vermeliyiz.Bu takım bu ligi 28 sene bekledi ve sonuna kadar hak ederek geldi.Her ne kadar yönetimin bilet politikası bizleri zor duruma düşürse de, son haftalardaki bilet fiyatları gayet makul.Biraz fedakarlık yapma sırası da bizlerde.Haydi durma işe, okula, alışverişe giderken bile tak kırmızı atkını öyle çık sokağa.Her yer kırmızı lacivert olsun.Kırmızı Şeytanlar her yerde olsun.İyi gün taraftarı olma, bu zor zamanda sahip çık takımına, armana, sevdana...

Unutmayalım ki;

''Herkes gider biz kalırız biz Kırmızı Şeytanlarız.''

16 Ocak 2012 Pazartesi

Ruhunu Asla kaybetme! // M.İ.Y: 0 - Antalyaspor : 2

"Bu takımın forması çok ucuz değil. Mersin İdmanyurdu çok şanlı tarihe sahip bir kulüp ve buraya çok zor şartlarda geldi. Bazıları bilmiyorsa, bu formanın ne kadar pahalı ve anlamlı olduğunu öğretmem gerekiyorsa, öğretirim. Şu ana kadar antrenörlükten ziyade ağabeylik yaptım. Yeri gelirse farklı yüzümü göstermekten hiç çekinmem. Bazı oyuncularımız net olarak bu takımın formasının bu kadar ucuz olmadığını zaman içerisinde anlayacaklar"Maçtan sonra Nurullah Sağlam her şeyi net bir şekilde açıkladı.Takım son 4 resmi maçta galibiyet alamadı.Bunun bir önemi yok.Yeri gelir 10 maçta da yenilebilir ama ruhsuzluk kabul edilemez.Bu takım, bu taraftar, bu havayı solumak için 28 sene bekledi.Ve bu havayı berbat etmeye kimsenin hakkı yok!Bu böyle biline...

3 Ocak 2012 Salı

Miy-A.Gücü -Gurur &Onur // Danilo Petrolla Bueno

Henüz 24. saniyede maç gitmiş gibiydi....Soldan Turgut'un ortasını birazda şansının yardımıyla gol yapan Ergin'in sevinç nidaları arasında benimde umudum yavaş yavaş erimeye başlamıştı.Mustafa Keçeli'nin futbol hayatı boyunca çıkmadığı kadar ileri çıkması ve yaptığı birkaç iyi orta, Erhan Güven'in isabetsiz ortaları ve şut denemeleri, Nobre'nin her geçen gün biraz daha aklının İstanbul'a doğru kayması ve İstanbul özlemi felan filan...
Aslında çokta konuşulacak bir şey yok gibi.Tabii kendi adımıza..
Ankaragücü'nü tebrik etmeliyiz.Bu aldıkları galibiyet haklı ve gururlu bir galibiyet bizim içinse bir iş kazası olmalı!Nurullah Sağlam'ın dediği gibi futbolda ara sıra böyle şeyler olur.Umarız bir kez daha tekrarlamayız bunu.Aslında maça giderken de içimde buruk bir duygu vardı.Keşke rakip çok daha güçlü olsaydı diye temenni ediyordum.Tabii sahadaki mücadeleyi çıplak gözle görünce, kağıt üzerinde ne kadar A2 takviyeli güçsüz bir rakip gibi görünse de işin içinde ''Onur ve Gurur'' duyguları girince her şey farklı oluyor.Haftaya Bursa deplasmanındayız.Nobre ve Kaş cezalı.Ben Yahia'da milli takım kampında.Şimdilik başka eksik görünmüyor.

Danilo Petrolla Bueno
Ben Yahia Afrika Uluslar Kupası için Tunus Milli Takımı aday kadrosuna davet edilince, o bölgedeki eksikliği yine Tunus'tan bir transferler doldurmaya çalışacağız.Danilo Petrolla Bueno.İşini iyi yapan eli ayağı düzgün bir Brezilyalı.İtalyan pasaportuna da sahip.Geçtiğimiz sezon gösterdiği performansla (Ayrıca İtalyan pasaportuna sahip olması nedeniyle) bir çok İtalyan takımının radarına girmişti ama olmadı.Bir ara Trabzonspor'lada ismi anıldı ama transfer haberleri asparagas çıktı.Kariyeri boyunca oynadığı takımlarda genelde 10 numaralı formayı giyen Danilo stil olarak Ben Yahia'dan biraz farklı.Teknik olarak Ben Yahia'dan daha iyi olan Brezilyalı mücadele olarak Yahia'nın biraz gerisinde.Oyun zekası olarakta çok sırıtmayan bir yapısı var.Bana göre Moritz ve Ben Yahia karışımı bir orta saha oyuncusu.Oynadığı sezonlarda genelde ortalama üstü bir görüntüsü var ve istikrarlı diyebiliriz.Son olarak bu transferde Ben Yahia'nında Bueno'ya referans olduğunu belirtelim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kırmızı Şeytanlar Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger