9 Mart 2012 Cuma

Gülümse!

Yıl 1925.

Sıcağın çok çetin olduğu bir gündü.
Ağustos ortaları…
Biri bankacı, diğeri öğretmen, bir diğeri üsteğmen, diğerleri ise tüccar ve de memur toplanmışlardı yine.
Muhtemelen ya bir odada, ya da birinin mekânında, ya da kim bilir; Millet Bahçesinde! 
Bir akşamüzeri, çaylarını yudumlarken her zamanki gibi heyecanlıydılar.
İçlerinden biri; cevval ve haşin bir çıkış yaptı:
“Hani, yine boş mu konuştuk. Kuralım şu ocağı!
Bakın, çocuklar, gençler yine sokaklarda top koşturup duruyorlar.”
Bir diğeri dayanamadı ve ayağa kalktı.
“Tamam, hadi kalkın artık gidiyoruz!”
“Nereye?..”
“Şu an nereye gitmemiz gerekiyorsa oraya!”
***
O gün, çeşitli meslek gruplarından oluşan bir avuç gönüllü ayağa kalktı.
Ve aylardır konuştukları işin ciddiyetle sonuçlandırılması için gerekeni yaptılar.
Kentte hemen herkesin sevgisini kazanmış olan bu insanları bir araya getiren hikâyenin esas konusu bir kuruluş hikâyesiydi.
Bir çınarın tohumlarını ekmişlerdi.
Bu çınar, büyüdü, büyüdü, büyüdü…
Adı; Mersin İdman Yurdu oldu.
***
Mersin’de, İdman Yurdu yıllardır süregelen bir aşk hikâyesiydi.
Öyle ki, Toroslar’ın tepelerinde bu aşkın kelamı hiç eksik olmazdı.
Bu aşkın tohumları yıllar yıllar önce atılmıştı.
O tohum filizlenmiş, dal vermiş baharı görmüştü.
Mersin’de İdman Yurdu, çok sevilen bir şarkının sözleri gibiydi:
‘Belki şehre bir film gelir/Bir güzel orman olur yazılarda/Mevsim değişir Akdeniz olur/ Gülümse…’
***
İbrahim Yekta, Edip Buran, Hayri Güntekin, Hasan Tahsin ve diğerleri o gün çok mutluydular.
Sözleştiler.
Akşama sahilde balık yiyeceklerdi.
Her şey tamamdı.
Sıra aşklarının rengini belirlemeye gelmişti!
Yıl 2012.
Şubat ortaları…
O renkler, bugün Mersin’de yediden yetmişe herkesin gönlünde taht kurmuş, sokağında bayrak olmuş, dilinde bitmek bilmeyen bir aşk şarkısı olmuş.
“Gülümse… Hadi gülümse…”
Arife ÜNÜVAR

3 Mart 2012 Cumartesi

Amaç Ne? Play-Off mu? Yoksa?

Daha düne kadar düşmeme mücadelesi veriyorduk.Bugün 3 puanı aldık hemen play-off demeye başladık.Pazar günü Manisa'ya kaybedince acaba yeni gündemimiz ne olacak çok merak ediyorum.Fazla söze gerek yok.Zaten yazılacak bir şey de yok.Geçen hafta yaşanan üzücü olaylardan sonra kısa bir yazı yazmak iyidir diyelim.Eski arşivlere bakınca bazı değerlerimizi nasıl yitirmişiz daha iyi anlıyoruz.Duran Birinci abimizin dediği gibi Allah bir daha o günleri yaşatmasın.

28 Şubat 2012 Salı

Şeytanlar Grubu Orduspor Maç Organizasyonu

Şeytanlar Grubu Orduspor maçı öncesi 03.03.2012 ( 3 mart cumartesi ) saat 10:00'da Hamidiye Mahallesi'ndeki dernekte toplanıyor. Buradan stada kortej şeklinde hareket edilecektir. Takımın bu zor günlerinde yanında olacak tüm kötü gün dostlarını maça bekliyoruz. Maç öncesindeki toplantı ve yürüyüşe tüm Şeytanlar Grubunun katılması önemle rica olunur.

Aydın Demirci

26 Şubat 2012 Pazar

Çoluk Çocuk Milli Takımda! // Düzetlme Yazısı

Blog yazarlarımızdan Sevgili Onur Ertürk, işlerinden ötürü yaklaşık 3 aydır Şili'de yaşamakta.Postlarını da malumunuz üzere Şili'den yayınlıyor.Son gönderdiği post ise pazar günü yayınladığımız ''Çoluk Çocuk Milli Takımda!'' yazısı idi.Postun konusu Fenerbahçe kalecisi Volkan'ın bazı spor siteleri ve medyada çıkan açıklamaları üzerineydi.Onur Ertürk cuma günü medyayı takip edip cumartesi sabahı bana bu postu gönderdi.Aradaki zaman farkından dolayı ben bu postu pazar öğleden sonra yayına verebildim.Yayına vermeden önce Volkan'ın kişisel web sitesine baktım ama yayında değildi.Tabi bu zaman diliminde Volkan Demirel kişisel sosyal medya sayfasından bu haberi yalanlamış.Bizim burdaki hatamız sadece kişisel web sitesini değil sosyal medya sayfalarına da bakmamamız oldu.Bizim yayına verdiğimiz saat ile Volkan'ın yalanlaması arasında yaklaşık 5 saat var.Her ne olursa olsun teknik bir zamanlama hatasıda olsa biz postu yayından kaldırdık.Bununla ilgili bizi takip eden arkadaşlardan özür diliyoruz.Haber her ne kadar basında geniş bir yer bulsa da, bizim postu yayınlamadan son kez Volkan'ın kişisel sosyal medya sayfasına bakmamız gerekirdi ama bunu atlamışız.Yalan haber üzerine prim yapma gibi bir düşüncemiz asla olmamıştır.Fenerbahçeli arkadaşlardan tekrar özür diliyor ve böyle bir hatanın tekrarlanmayacağını temenni ediyoruz.

Her Maç Deplasmanda Olsa!

Deplasmanda toplanan 24 puana karşılık içerde toplanan puan; 12.
Keşke her hafta deplasmanda oynasak diyorum!
Mizah bir yana her ne hikmetse emektar stadımızda, özellikle Nurullah Hoca döneminde kazanamamak gelenek haline geldi.Allah'tan deplasmanda panter kesiliyoruz da...

Bu sezon fırtına gibi esen Galatasaray, geçen sezon 27. haftada bizim gibi 33 puandaydı ama düşme tehlikesi yoktu.Bu sezon düşme çıtası yükseldi.Yani biz 27. haftada nerdeyse düşmeme havasına büründük.Evet sezonun ilk yarısında iyi puanlar topladık ama sezonun ikinci yarısında deyim yerindeyse resmen çöktük.Bizimle aynı kaderi yaşayan Manisa ile birlikte birden potaya girdik.Biraz dikkatli olsak belki bugün bu cümleleri kurmuyor ve play off şansımızı konuşuyor olacaktık.Olmadı...

Saha içi şansızlıkların yanı sıra birde saha dışı faktörlerle uğraştık.Planlamadığımız işler çıktı karşımıza.Üst üste 6 maç kaybettik gittik tüm olumsuzluklara rağmen deplasmanda Beşiktaş'ı yendik.Geldik içerde Sivas'tan 5 yedik gittik çok formda bir Gençlerbirliği'ni deplasmanda yendik.Geldik 10 kişi ile Galatasaray karşısında beraberlik gölünü attık, yetinmeyip top yekûn hücuma çıktık kalemizde iki gol birden gördük.17. hafta bittiğinde Avrupa hesapları yaparken 27. haftada düşme tehlikesini ensemizde hissettik.Biz gerçekten enteresan bir takımız.Bu hafta Trabzonspor'u deplasmanda yendik ama cumartesi günü Ordu maçı için neler olacağını hiç birimiz kestiremiyoruz.Belki sadece biz değil hiç kimse kestiremiyordur.Sahamızda gerçekten çok istikrarsısız.

Bugün ise istikrarlı olduğumuz alanda yani bir deplasmanı daha puanla kapattık.Bu güzel galibiyetin tadını çıkaralım tabiki cumartesiye kadar!..

Son söz olaraktan, Trabzon doğumlu ve Trabzonspor'lu olduğunu beşikteki bebeğin bile bildiği Hasan Üçüncü'nün attığı hayati golü ve golün arkasından yaşadığı ve yaşattığı duygu, bize kaybettiğimiz bir değeri tekrar hatırlatır.Umarım...

Hasan DOĞAN

23 Şubat 2012 Perşembe

Ne Yeriydi Ne De Zamanı!

MERSİN İDMAN YURDU;

Ziraat Bankası memuru İbrahim Yekta, Numune Mektebi öğretmeni İbrahim Bigam, Tahmil Tahliye memuru Edip Buran, memur İhsan Dağıstan, 23. Alay yaveri Üstteğmen Hasan Tahsin, ticarethane sahibi Hamit Abey, tüccar Hakkı Cemal Üçer, tüccar Hayri Güntekin, gümrük memuru Rauf Süleymaniyeli, gümrük memuru Sami İstanbullu, posta memuru Semih Can, tüccar Ömer Cevdet Türkmenelili, iskele memuru Asım Güler, tüccar Fevzi Serdengeçti, vapur kumpanyası sahibi Kazım Kırzade, Ticaret Odası memuru Lütfi Resimci, tüccar Muhammer Yeğin, 23. Alay İşae Subayı Mustafa Lütfü, Muhasip Muhip Batıbeki ve Gümrük memuru Necati Salim tarafından 16 Ağustos 1925 Perşembe günü kuruldu.

Dün ise bu kulübü kuran O ''Değerli'' insanların her birinin kemikleri sızladı adeta...
Sebebi ise tamamen duygusal...

86 yıllık dev bir çınardır...Mersin İdman Yurdu!
Geldiği nokta ise gerçekten çok üzücü.
Bazen şu Süperlige keşke çıkmasaydık diyorum.Alt liglerde kalsak belki bu kadar derinden yaralanmazdık.
Biz son 10 senede çok şey gördük.Birçok kez son maçlarda kaybettik, bir çok kez son maçlarda kazandık.Ligden düştük, şampiyon olduk.Sevindik, çoştuk, ağladık, hüzünlendik, biber gazı yedik, dayak yedik, yağmur yedik, üşüdük, ıslandık yaşanacak bir çok manevi duyguyu biz bu kulüple yaşadık ama hiçbir zaman dün kü olaylar kadar derinden yaralanmadık.

Her ne kadar haklı olursanız olun, zamanlamanız ve bulunduğunuz ortam yanlıştı.Hafta sonunda oynayacağımız çok önemli bir maç öncesi ve de tüm medyanın gözü bizim üstümüzde iken yapmayacaktınız bu eylemi.Hele ki karşınızda böyle bir protokol varken.

Hanginiz aç kaldı da dilenmeye çıktı?
Kimin parası kaldı ki bu kulüpte?
Eylemde başı çekenlere bir bakalım...Nobre, İbrahim Kaş ve Zurita.
Hepsi bu takıma geleli 1 yıl bile olmamış.
Sadece onlar mı?
Mustafa Keçeli, Beto, Çağdaş, Erhan Güven, Hakan Arıkan, Sehic, Erdal Kılıçaslan...
Hangisi bu takımın geleneklerini öğrenmiş ki?
Hangisi bu Arma'ya gerçekten sevdalanmış ki?
Nobre değil miydi devre arası yuvasını özleyip te gitmek için can atan.
Hadi Fenerbahçe'ye gittiğinde parasını alamayınca böyle bir eylem yapsında göreyim.
Sadece Nobre değil hiç bir futbolcu İstanbul takımlarında iken böyle bir eyleme kalkışabilir mi?
Sadece Mersin İdman Yurdu'nda değil bir çok kulüpte ödeme zorluğu var.
Kabul etmek gerekir ki futbolcularda haklıdır.
Ama bunu başka bir şekilde başka bir zamanda yapmalıydılar.
Galatasaray zamanında Avrupa Şampiyonu olduğunda kaç futbolcuna ödeme yapabiliyordu ki.
Sadece Galatasaray değil bir çok kulüp zamanında ödemelerde sıkıntı yaşadı.Yaşayabilirde.Normaldir.

Dün yaptığınız eylem sanmayın ki Ali Kahramanlı, Vali, Belediye Başkanı yada bir başka yöneticiye karşıdır.Dün yaptığınız eylem Mersin İdman Yurdu'na karşıdır.86 yıllık bir kulübe karşıdır.Başkanda, yönetimde, valide, belediye başkanıda, futbolcuda, teknik direktörde gelir geçer ama Mersin İdman Yurdu her daim yerinde kalır.Yöneticisinden taraftarına, teknik direktöründen malzemecisine kadar kimsenin kendisini bu kulüpten daha büyük görme lüksü yoktur.Bu kulübe mensup her birey attığı adımı hesaplayarak atmalıdır.Yaptığı hareketleri, yaşadığı hayatı bile bu kulübe yakışır şekilde yaşamalıdır.Kimsenin Mersin İdman Yurdu'nu basına malzeme yapmaya hakkıda yoktur.

Şimdi asıl olay ise, yönetimin bu ayıbı nasıl temizleyeceğidir.Acaba yönetim üstüne düşeni yapabilecek midir?
Sezon başındaki bilet politikasından sonra u dönüşü yaptıkları gibi acaba yine u dönüşü yaparlar mı?

Boykotun Perde Arkası

Herkes biliyordu, futbolcu isyandaydı..
Mersin  İdman Yurdlu futbolcular Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun tesisleri ziyaretinde uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir eyleme imza attı. Kulüpten 4 milyon 700 bin lira alacakları olan futbolcular Kulüp Başkanı Ali Kahramanlı’nın konuşması sırasında salonu terk etti. Futbolcuların bu eylemi hem Vali, hem Kulüp Başkan ve yöneticileri hem de Teknik Direktör Nurullah Sağlam tarafından büyük tepki topladı.
Her şey öğleden sonra Vali Hasan Basri Güzeloğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan’ın  Mersin İdman Yurdu’nun antrenman yaptıkları Macit Özcan Spor Kompleksini ziyaret etmesiyle başladı.Vali Hasan Basri Güzeloğlu Trabzonspor maçı öncesi Kulüp Başkanı Ali Kahramanlı , yönetim kurulu üyeleri, teknik heyet ve futbolcuların hazır bulunduğu toplantıda bir araya geldi.. Basın mensuplarının da yoğun ilgi gösterdiği toplantıda bir konuşma yapan Kulüp Başkanı Ali Kahramanlı, takımın mali sıkıntıları ile ilgili Vali ve Belediye Başkanı’na bilgi verdi. Kahramanlı, “ Bugüne kadar takımımızın tüm mali külfeti üzerimizdeydi. Oyuncularımızı bu konuda çok fazla mağdur etmedik. Şu anda futbolcularımıza toplam 4.7 milyon borcumuz bulunmakta. Mersin İdman Yurdu bunun altından kalkamayacak bir kulüp değil. El birliği ile en kısa sürede futbolcularımıza olan borcumuzu ödeyeceğiz. Biz ödemezsek bu ilin Bakan’ı, Valisi, Belediye Başkanı öder. Kimsenin bizden alacağı kalmaz.” Şeklinde konuşurken salonda hazır bulunan futbolcular bir anda ayağa kalkıp toplantıyı terk etti. Vali, Belediye Başkanı ve Kulüp yöneticilerinin  şaşkın bakışları arasında salonu terk eden futbolcuların alacaklarının ödenmesi  ile ilgili protesto gösterisi yaptıkları ortaya çıktı.

Futbolcuların yaptığı eylem sonrasında Büyükşehir Belediye Başkanı ve Vali Hasan Basri Güzeloğlu olayın şokunu yaşarken, bu sorunun en kısa sürede halledileceğini ve herkesin sağduyulu olması gerektiğini söylemekle yetindiler.
Toplantının bitişi ile birlikte Macit Özcan Spor kompleksinin idari binasında toplanan yöneticiler yaşanan krizi değerlendiren kısa bir toplantı gerçekleştirdi. Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, Kulüp yöneticileri ve Teknik direktör Nurullah Sağlam’ın bulunduğu kriz toplantısından ilk olarak Teknik Direktör Nurullah Sağlam çıktı. Sağlam’ın oldukça sinirli olduğu gözükürken basın mensuplarına açıklama yapacağı sırada, diğer yöneticiler tarafından yeniden toplantıya çağrılması dikkatleri çekti.

Sağlam’ın ardından kriz toplantısından çıkan Kulüp Başkanı Ali Kahramanlı ise, futbolcuların yaptığına bir anlam veremediğini ve en kısa sürede bu durumu düzelteceklerini söyledi. Kahramanlı, “ Şu an bizde şaşkınlık içindeyiz. Bu eylem futbolcularımıza hiç yakışmadı. Biz kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylememize rağmen bu tavırlarını anlamak mümkün değil. Kimsenin bizde parası kalmaz. Ortadaki borç miktarı bellidir.Bu sıkıntıyı da çözeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Futbolcularımızla görüşeceğiz.” Şeklinde konuştu.
  
Kulüp Başkanı Ali Kahramanlı’nın ardından toplantıdan çıkan Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun Macit Özcan Spor Kompleksini sinirli bir şekilde terk etmesi dikkat çekti.  Vali Güzeloğlu’nun ardından basın mensuplarına kısa bir bilgi veren Teknik Direktör Nurullah Sağlam, “ Bu durumda ne denir bilemiyorum.  Şaşkınlık içindeyim. Yapılan hareketi kesinlikle tasvip etmiyorum.” Şeklinde konuştu.

http://www.mersinidmanyurdu.com


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kırmızı Şeytanlar Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger